Suskun dünyanın gözü önünde bir soykırım: 7 Ekim’in gölgesinde Gazze’nin çığlığı
Tarih, sadece takvim yapraklarının devrilmesinden ibaret değildir; bazı günler vardır ki insanlığın vicdan mertebesini, medeniyet denilen maskenin arkasındaki yalın gerçeği tarihe kazır. 7 Ekim Aksa Tufanı’nın üzerinden geçen zaman, Mescid-i Aksa’nın mahremiyetini hiçe sayan, yıllardır süren sistematik işgal ve abluka karşısında bir patlama noktası olarak kayıtlara geçti. Ancak o günden bu yana geçen sürede dünya, modern tarihin en vahşi, en barbarca soykırımlarından birine naklen yayınlarla tanıklık ediyor.
Eli kanlı İsrail terör rejiminin Gazze’de yürüttüğü harekât; bir savaş ya da savunma hakkı değil, açıkça çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden bir halkı topyekûn yok etme cinnetidir. Hastanelerin, okulların, mülteci kamplarının, fırınların ve hatta su kuyularının hedef alındığı bu vahşet, uluslararası hukuku ayaklar altına aldığı gibi insanlık onurunu da katletmektedir. Yıkıntılar arasından çıkarılan minik bedenler, evladının cansız bedenine sarılıp “Bu benim oğlum, bak ne kadar güzel kokuyor.” diyen anneler ve feryadını duymayan sağır bir dünya...
Oysa ilahî adalet, zulme sessiz kalanları ve zulmü işleyenleri........
