Siyasetsiz İslam: bekçisiz bir bahçe
Bir bahçeyi düşünün… En nadide çiçeklerle bezenmiş, her köşesi hikmetle yoğrulmuş, rahmetle sulanmış bir bahçe. Fakat ne bir bahçıvanı var ne de onu koruyan bir bekçisi… Zamanla ne olur o bahçeye? Yabani otlar sarar her yanını, dikenler çiçeklerin önüne geçer, zararlı eller girer çıkar. Ve nihayetinde o bahçe, kendi haline terk edilmişliğin acı akıbetine mahkûm olur.
İşte siyasetsiz bırakılmış bir İslam da böyledir.
İslam sadece bireysel ibadetlerden ibaret değildir. O, hayatın tamamını kuşatan ilahi bir nizamdır. Adaletten ekonomiye, hukuktan toplumsal düzene kadar her alanı düzenleyen bir rehberdir. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurur:
“Biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti ayakta tutmaları için beraberlerinde kitabı ve mizanı indirdik.” (Hadid, 25)
Bu ayet, İslam’ın sadece kalplerde değil, toplumda da hâkim olması gerektiğini açıkça ortaya koyar. Adaletin ayakta tutulması, bir sistem, bir düzen, yani bir “siyaset” gerektirir. Çünkü siyaset, en basit anlamıyla toplumu yönetme ve yönlendirme sanatıdır. Eğer........
