Sahabenin izinde: Bir medeniyeti inşa eden nesil
Bugün İslam ümmeti birçok meselede çözüm ararken gözlerini yeniden dönmesi gereken adres bellidir: Resûlullah'ın (s.a.v.) terbiyesinde yetişen sahabe nesli. Çünkü onlar sadece Peygamber Efendimizi gören insanlar değil, Kur'an'ın hayata dönüşmüş canlı örnekleriydi. Onların hayatı, iman ile fedakârlığın, ihlas ile adaletin, ilim ile ahlakın en güzel birleşimidir.
Yüce Allah şöyle buyurur:
"Muhammed Allah'ın Resûlüdür. Onunla beraber bulunanlar inkârcılara karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler..." (Fetih, 48/29)
Bir başka ayette ise sahabenin üstün konumu şöyle ifade edilir:
"İslam'da öne geçen ilk muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle uyanlardan Allah razı olmuştur. Onlar da Allah'tan razı olmuşlardır." (Tevbe, 9/100)
Sahabe, Allah Resûlü'nü (s.a.v.) malından, evladından ve canından daha çok sevdi. Bu sevgi sadece sözde değildi; Bedir'de, Uhud'da, Hendek'te ve Tebük'te canlarını ortaya koyarak ispat edildi. Kur'an-ı Kerim'i ezberlediler, öğrendiler, yaşadılar ve gelecek nesillere eksiksiz........
