menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kader Değil, İhmal Bizi Geri Bıraktı

22 0
13.07.2026

Asırlardır İslam dünyasının yaşadığı her yenilgi, her geri kalmışlık ve her toplumsal çöküş için kolay bir cümle kuruldu:

"Bu Allah'ın kaderidir." Oysa bu söylem, çoğu zaman kader inancını anlamaktan çok, sorumluluktan kaçmanın bahanesi hâline getirildi. Tarih boyunca despotik yönetimler, zulümlerini meşrulaştırmak; halk ise tembelliğini ve ihmalkârlığını örtmek için kaderi yanlış yorumladı. Böylece Kelâmî Cebriyye anlayışı, iradeyi felç eden bir zincire dönüştürüldü.

Hâlbuki Kur'an-ı Kerim, insanı iradesiz bir varlık olarak değil; yaptığı her tercihten sorumlu tutulan bir kul olarak tanımlar.

Yüce Allah şöyle buyurur:

"Bir toplum kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez." (Ra'd, 13/11) Bu ilahi kanun, medeniyetlerin yükseliş ve çöküşünün en açık özetidir. Eğer bir toplum adaleti terk eder, ilmi küçümser, ehliyeti yok sayar, istişareyi bırakır ve ahlaki değerlerini kaybederse; bunun sonucunda yaşadığı çöküşü "kader" diyerek açıklayamaz. Çünkü Allah'ın koyduğu Sünnetullah bunu gerektirir.

Kur'an bir başka ayette........

© Milat