Ehl-i Beyt’i sevmek Alevilik ise bütün dünya şahit olsun ki ben Aleviyim
“Ehl-i Beyt’i sevmek Alevilik ise bütün dünya şahit olsun ki ben Aleviyim.”
Bu söz, aslında bugün ihtiyaç duyduğumuz çok önemli bir hakikati hatırlatıyor: Ehl-i Beyt sevgisi bir mezhebin, bir cemaatin veya bir topluluğun tekelinde değildir.
Hz. Peygamber’i (sallallahu aleyhi ve sellem) seven, onun Ehl-i Beyt’ine de muhabbet besler. Hz. Ali’yi sevmek, Hz. Hasan’ı ve Hz. Hüseyin’i sevmek, Peygamber Efendimizin ailesine hürmet göstermek Müslümanın gönlündeki sevginin bir parçasıdır.
İmam Şâfiî’ye nispet edilen meşhur söz de bu anlayışı güçlü biçimde ifade eder:
“Ehl-i Beyt’i sevmek Râfızîlik ise iki cihan şahit olsun ki ben Râfızîyim.”
Burada verilmek istenen mesaj son derece açıktır: Ehl-i Beyt sevgisi bir suçlama veya ayrışma sebebi değil, Müslümanları ortak bir sevgi etrafında buluşturabilecek büyük bir değerdir.
Ali’siz Alevilik olmaz
Fakat burada daha önemli bir noktaya geliyoruz:
Ali’siz Alevilik olmaz.
Çünkü “Alevilik” kelimesinin merkezinde Hz. Ali sevgisi ve Hz. Ali’ye nispet vardır. Hz. Ali’yi bu anlayıştan çıkarırsanız geriye ne kalır?
Elbette Hz. Ali’yi sevmek yalnızca onun........
