Eyüpsultan’da bir Allah dostu!
Bir “Eyüpsultan” aşığıydı o. Mihmandar-ı Nebevi Ebu Eyyub el-Ensari (r.a.) hazretlerine hürmeti o kadar fazlaydı ki, onun bulunduğu beldeye “Eyüp” denmesine gönlü hiçbir zaman razı olmazdı. Karşısındaki kim olursa olsun, ister bilerek, isterse unutarak bu mübarek beldeye “Eyüp” diyenlere anında müdahale eder “Eyüpsultan” diye düzeltirdi.
Yıllar önce “Eyüp Lisesi” müdürü olarak tayin edilmişti. Bu ismi Ebu Eyyub el-Ensari (r.a.) hazretlerine bir saygısızlık kabul edip, hemen bir tabelacı buldu. Ona kocaman bir tabela yazdırdı. Okulun duvarında artık “EYÜPSULTAN LİSESİ” yazıyordu. Vazifesini yapmıştı. Ebu Eyyub el-Ensari (r.a.) hazretlerinin ruhaniyeti kalbini doldurmuştu.
Fitneci, müfsit ve gammaz insanlar boş durur mu, hemen şikayet ettiler. Hakkında soruşturma başlatıldı. O hiç umursamadı. Çünkü İlahi hikmetin sırlarını kavramış, kendine şu ayeti hayat prensibi edinmişti:
“Hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar.” (Maide,54)
Gerçekten de korkmadı. Tıpkı yıllar önce Çatalca Lisesi Müdürü olarak yaptığı müsbet icraatlarının şikayet edilmesi gibi. Fakat o zamanlar 12 Eylül 1980 ihtilalinin karanlık günleri yaşanıyordu. Sıkıyönetim Mahkemesi bir davet yazısı göndererek onu ifade vermeye çağırdı. Dost ve akrabaları gitmemesini veya bir avukatla gitmesini tavsiye........
