Bayramı fırsata çevirmek
“Güzeller bayram günleri süslenir/Seninse bayramları süsler yüzün”
Bayramın, anlam katmanlarıyla nasıl bir derinlik ve çeşitlilik ihtiva ettiğini çocukluğumdan öğrendim. Bilinçli bir farkındalık olmadığı için bu, seneler sonra yazarken çocukluğumun ilk öğretmenim olduğunu fark ettim. Hele kurban bayramı sahip olduğu gönül iklimiyle çok özel bir makamı içselleştiriyordu. Kurban; kurbiyet. Allah için bir can tasadduk etmek, o cana İbrahim Peygamber’in ahdini, İsmail Aleyhisselam’ın rızasını, Hacer validemizin vefasını yüklemek…
Dönüp baktığımda yolculuğuma, sayamayacağım kadar çok bayram yazısı kaleme almışım. Kimi Hacer annemizin rengini sükûttan edinen teslimiyet sancağını taşımış göğsünde, kimi ilerde peygamber olacak çocuk İsmail’in bıçağa baş uzatan munis rızasını. Kimi peygamberlerin atası İbrahim Aleyhisselamın imtihanların en şiddetlisiyle sınanırken o hâl güzelliği vesilesiyle mübarek bir bayram geleneği başlatacak muştuyla karşılaşmasını. Kimi metnim de Allah’a verdiği sözü yerine getirmek için sızısıyla, rızasıyla, umuduyla ve illa ki bir karınca edasıyla yolunda yürüyenleri oyalayan taşlanmış şeytanları ifadeye çalışmış. Kimisi Allah’a kurban sunarken Allah için kurban olabilmek bilincinin aydınlık simasına odaklanmış, kimisi kurbanın kurbiyetin açılımı olduğuna, kurbiyetin yaklaşmayı tefsir ettiğine. Değil kaleme almak, sadece bu kısmı........
