“Vahdet” olmadan ümmet olmaz!..
Yüce Dinimiz İslâm, “vahdet-i ümmet”e yani bütün dünya Müslümanlarının birlik ve beraberliğine çok büyük önem vermiştir. Çünkü “vahdet”te yani birlik bilinci hâkim olan bir toplumda; şefkat, merhamet, yardımlaşma ve dayanışma vardır. Dolayısıyla birey ve toplum olarak güçlü olmak istiyorsak, “vahdet”e sımsıkı sarılmamız gerekir.
Evet, biz Müslümanları birbirine kenetleyip tek vücut ve parçalanmaz bir bütün halinde tutan yegâne kuvvet, hiç şüphe yok ki “vahdet” yani İslam kardeşliğidir. Bu, paha biçilmez kardeşliğin sağlam bir şekilde devam etmesi elzemdir. Bu, İslâm kardeşliği temelli birlik ve bütünlüğümüzün yara almadan ve kan kaybetmeden devam edebilmesi; sırf Allahü Teâlâ’nın rıza-i bârisi için birbirimizi candan sevmekle mümkündür. Âyet-i kerimelerde buyuruldu ki:
“Mü’minler ancak kardeştirler...” (Hucurat 10)
“…(Onlar şöyle derler:) Rabbimiz bizi ve bizden önce geçmiş olan mümin kardeşlerimizi bağışla! Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin ve kötü duygu bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz sen çok şefkatlisin, çok merhametlisin!” (Haşir 10)
“Muhammed Allah’ın Rasulüdür. Beraberinde bulunan müminler, kâfirlere karşı çok sert ve tavizsiz, kendi aralarında gâyet merhametlidirler…” (Fetih 29)
“… Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Müminlere........
