menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Leylaları tükettik mecnun terketti bizi

21 0
28.04.2026

Dostluklar da bölündü

Bölündü ve darmadağın oldu

Yarım kalmış sözlerin

Şimdi terkedilmişliklerin ortasında

Zamanın kalkanına çarpan

Kuşlar eskisi gibi ötmüyor sanki

Tıpkı eskiden olduğu gibi

Kanatlanıp uçamıyorlar

Rüzgâr o rüzgâr değil sanki

Tıpkı eskiden olduğu gibi

Sevgiyle okşamıyor yürekleri

Sevgiden yanan yürekleri

Sevdaların... aşkların

Azdır şimdi ne kadar üzülsek

Kendimizin kendimize ettiğine

Kaybettiklerimize bakıp bakıp

İç geçirdiğimiz halde

Dün olduğu gibi bugün de

Yukarıdaki şiirde de anlatıldığı gibi; aşkın daha bunun gibi nice adı, nice sanı, nice sembolü, nice rumuzu vardır. Söylendiğinde; aşk uğruna delinen dağları, geçit vermez kayaları, deli deli akıp giden çayları, ırmakları, kardan kapanmış yolları, uzak zamanları akla getirir. Âşıkları bazı Kerem, bazı Ferhat, bazı Kamber, bazı Mecnun; maşukları bazı Aslı, bazı Şirin, bazı Arzu ve bazı Leyla olan…

Ancak bunların içinde herhalde en meşhuru, en çok tanınanı ve hakkında en çok konuşulup, yazılanı, dilden dile, gönülden gönüle ve mekândan mekâna aktarılanı Leyla ile Mecnun olsa gerek. Nerede aşk çilesi çeken birinin adı geçse; “Mecnun gibi derler, bir aşk divânesi, gözü sevdiğinden başkasını görmüyor, adeta kendinden geçmiş, gece gündüz dilinde o, yani Leylâ’sı, yani sevdiği… Aklı, fikri, zikri hep onunla meşgul.” Ya da diğeri… Sevilen… Leylâ diye nitelenen… Leylâ’ya benzetilen… Onun da hâli hâl değildir ve yaşadıkları, çektikleri, görüp geçirdikleri Mecnun’dan geri değildir.

Gördüğü odur, bildiği odur, seyrettiği odur. Bir pervane gibi zamanın etrafında dönüp dönüp durduğu hep onunla ilgili, hep onun içindir. Yandıkça yanması bundandır ve ağladıkça ağlaması yine bundan… Hüzün bir perde gibi çökmüştür yüzüne ve her bakanın, yüzünde Mecnun’u göreceği hissiyle, daha bir dikkatli, daha bir kendindedir. Mecnun gibi kendini bırakamaz ve onun gibi aşkını, derdini, inleyişini, bekleyişini âyan edemez. Yoktur böyle bir hakkı ve kimseler de onu haklı görmez, göremez. Yani Leylâ’nın, yani sevilenin, yani aşkıyla çöllere düşülenin durumu Mecnun’dan daha zorlu,........

© Milat