menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gözleri bağlı, elleri kelepçeli

20 1
15.01.2026

Bugün İran’da yaşananları yazacaktım. ABD’nin tehditkâr dilini, bölgeyi yeniden ateş çukuruna sürükleme hevesini, İran’daki sokak hareketlerinin nasıl emperyal ve Siyonist merkezlerce köpürtüldüğünü anlatacaktım. “Özgürlük” başlığı altında pazarlanan her müdahalenin bu coğrafyada nasıl yeni felaketler doğurduğunu hatırlatacaktım.


Vazgeçtim, gördüğüm bir fotoğraf yüzünden vazgeçtim…

Ellili yaşlarında bir kadın… Gözleri bağlı, elleri arkadan kelepçeli. İki işgal askerinin arasında, sırıtan yüzlerin gölgesinde. O fotoğrafı gördüğüm andan itibaren başka hiçbir şey yazamaz hale geldim. Utandım, insanlık adına, Müslümanlar adına utandım. Şehidimizin emanetine sahip çıkamadığımız için öfkelendim. Ve yıllardır “hak savunuculuğu” maskesiyle ortalıkta dolaşanların aslında ne kadar seçici, ne kadar sahte olduklarını bir kez daha gördüm.

Bugün Ümmü’l-Berâ’yı yazacağım…

Bugün üç Yahya’dan söz edeceğim… Üç Yahya; üçü de şehit.

Siyonistler bugün üç Yahya ile hesaplaşmakta… İlki, Hz. Yahya (a)… Hakikatin peygamberi, Tevhidin sesi, iffetin, adaletin ve ahlâkın timsali… İsrailoğulları’na gönderilen bir elçi. Güce, iktidara ve sefahate boyun eğmediği için başı kesilerek şehit edilen bir peygamber. Hakikati söylemenin bedelini canıyla ödeyen ilk Yahya…

İkincisi Yahya Sinvar… 7 Ekim Aksa Tufanı’nın simge isimlerinden; Gazze’de direnişin siyasi ve askeri aklını temsil eden biri. Onun hikâyesi henüz çok taze; hafızalarda diri. Bu yazının yükünü ona bırakmadan üçüncü Yahya’ya geçmek istiyorum.

Yahya Ayyaş… “Mühendis” lakaplı bir direnişçi. Otuz yıl yaşadı; ölümünün üzerinden otuz yıl geçti. Ama hâlâ korku veriyor. Hâlâ işgal aklının kâbusu. Hâlâ Siyonist zihniyetin karanlık koridorlarında namıyla bir hayalet gibi dolaşıyor.

Yahya Ayyaş’ı şehid........

© Milat