Ano Yemen’dir
Yemen yeniden kaynıyor. Suudi Arabistan destekli güçlerin Ensarullah’ı geriletmek amacıyla başlattığı harekât, beklenenin aksine Yemen’deki dengeleri daha da sarstı. Husiler bazı iç bölgelerden çekilirken Kızıldeniz kıyısında ilerledi; Muha ve stratejik adalarda önemli kazanımlar elde ederek Babülmendep üzerindeki askerî baskı kapasitesini artırdı.
Bu gelişme Suudi Arabistan’ı ciddi biçimde telaşlandırdı. Çünkü mesele artık yalnız Yemen’de kimin daha fazla toprağı kontrol ettiği değil.
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim nedeniyle Suudi petrolünün Körfez üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılması zaten büyük risk altındaydı. Riyad’ın bunun için geliştirdiği alternatif, doğudaki petrol sahalarını Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu’ya bağlayan Doğu-Batı petrol hattıydı. Hürmüz sıkıntıya girerse Suudi Arabistan Kızıldeniz’e yönelecekti. Şimdi o kapının önünde de Yemen var.
Ensarullah’ın Kızıldeniz kıyısında güçlenmesi, Suudi Arabistan’ın alternatif enerji güzergâhını da tehdit ediyor. Riyad bir taraftan sınırında füze ve İHA kapasitesine sahip güçlü bir Ensarullah istemiyor, diğer taraftan Kızıldeniz çıkışının tehlikeye girmesinden endişe ediyor.
Ancak Yemen’de bugün yaşananları anlamak için biraz daha geriye gitmemiz gerekiyor. Bölgemizde yıllardır Müslümanlar birbirlerine silah doğrulttu. Bölgesel ve küresel güçler farklı tarafları destekledi; kardeş kanı üzerinden nüfuz alanları oluşturuldu.
Arap Baharı sürecinde halklar haklı taleplerle diktatörlere ve baskıcı yönetimlere karşı........
