menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1919 İstanbul’unda bir ekmek kavgası: İşgalin gölgesinde grevler

23 0
25.06.2026

Mondros’un ardından işgal edilen İstanbul’da sadece cephelerin değil, mutfakların ve fabrikaların da kaderi yazılıyordu. Hayat pahalılığına ve yabancı sermayenin sömürüsüne karşı tramvayları durduran, fırınları kapatan işçiler; Milli Mücadele’nin karanlık günlerinde ekmek ve onur kavgasını barikatlara taşıdı.

Mondros Mütarekesi imzalanmış, İstanbul işgal edilmiş ve halk derin bir yoksulluğun içine düşmüştü. Ancak o karanlık günlerde sadece siyaset konuşulmuyordu; şehrin tramvaylarını durduran, fırınlarını kapatan bir "işçi çığlığı" yükseliyordu.

HAYATIN DURDUĞU AN: TRAMVAYLAR NEDEN GİTMİYOR?

Bugün İstiklal Caddesi’nde turistik bir simge olan tramvaylar, 1919-1922 yılları arasında İstanbul’un can damarıydı. Ancak Mütareke döneminde tramvay vatmanları ve kondüktörler, artan hayat pahalılığına karşı şehri "sessizliğe" büründürdü. Makalede anlatılanlara göre, tramvay işçilerinin başlattığı grevler sadece ücret artışı değil, aynı zamanda insanca çalışma koşulları içindi. Şehirde ulaşım durunca, işgal güçleri bile kendi askerlerini ulaşımı sağlamak için görevlendirmek zorunda kalmıştı.

FIRINCILARIN GREVİ VE BOŞ KALAN SOFRALAR

Dönemin en kritik olaylarından biri de fırıncıların iş bırakmasıydı. İşgal İstanbul’unda enflasyon öyle bir noktaya gelmişti ki, halk temel gıda maddesi olan ekmeğe ulaşmakta zorlanıyordu. Fırın işçileri, hem hamurhanelerdeki kötü koşullara hem de düşük ücretlere başkaldırdığında İstanbul halkı........

© Milat