Maarif davasından pazar yerine: "LGS anneleri" nereye koşuyor?
Fikir hayatımızın abide şahsiyetlerinden Nurettin Topçu’nun, Türkiye'nin Maarif Davası adlı eserinde zikrettiği şu vecize, günümüz neslinin eğitime bakışındaki zihniyet kaymasını gözler önüne sermesi bakımından oldukça manidardır:
“Bugün talebelik artık ilim yolculuğu değil, diploma avcılığıdır.”
Bugünün ilkokul sıralarında oturan çocukları, muhtemelen yarının mevcut üniversite kalıplarının hiçbirine sığmayacak. Gelecek, bambaşka bir zihni altyapı ve beceri talep ederken, bizim çocuklarımızı daha birinci sınıftan itibaren test kitaplarının kıskacında eritmemiz tam bir maarif dramıdır. Unutulmamalıdır ki, teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin; insanı insan kılan, olaylar arasında bağ kurmasını sağlayan "muhakeme ve tefekkür" yeteneğinin modası asla geçmeyecektir. Ancak bugün, eğitimin o asil ilim yolculuğu maskelenmiş; yerini kapitalist bir çarkın döndürdüğü test ve teknoloji çılgınlığına bırakmıştır. Ticari kaygılarla üretilen aparatlar moda olurken, feda edilen ne yazık ki çocuklarımızın saf ve berrak zihinleri olmaktadır.
Peki, bu zihniyet kıyımının suçlusu kim?
Bu soruya cevap olarak birçok kurum ve kuruluş sıralanabilir. Fakat bunlar buz dağının sadece görünen yüzü, herkesin bildiği ezberler. Bir de madalyonun arkası, yani buz dağının görünmeyen yüzü var: Bugün kamuoyunda “LGS Anneleri” olarak sivrilen o gizli özne...
Sabah Kuşağından Sosyal Medya........
