Türkiye’nin Levant’taki eşi benzeri görülmemiş stratejik zaferi
Kurşun Atmadan Bölgeyi
Dizayn Eden Lider: Erdoğan
Orta Doğu’nun binlerce yıllık imparatorlukların doğup battığı bu çalkantılı sahnesinde, Türkiye modern tarihin en çarpıcı jeopolitik geri dönüşlerinden birini gerçekleştirdi. Son on yılda Ankara, güney sınırında neredeyse varoluşsal bir tehditle karşı karşıya kalmışken, bunu bir etki, güvenlik ve stratejik üstünlük alanına çevirmeyi başardı – hem de hiçbir büyük güçle doğrudan savaşa girmeden, tek kurşun atmadan. Bu başarı, yüksek riskli bir satranç oyununu mayın tarlasında oynamaya benziyor ve her hamlesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliği, kararlılığı ve stratejik dehası açıkça görülüyor. Erdoğan, bu oyunun mutlak mimarı olarak Türkiye’yi Levant’ta yeniden tanımladı ve potansiyel bir felaketi model bir küresel devlet yönetimine dönüştürdü.
Bu zaferin boyutunu anlamak için 2018’e geri dönmek gerekiyor. O yıl Türkiye, Soğuk Savaş dönemindeki vekalet savaşlarını andıran bir kuşatma altında kalmıştı. Suriye iç savaşı yedinci yılına girerken uluslararası entrikaların bataklığına dönmüştü. Bir yanda Rusya-İran-Esad ekseni İdlib’den Suriye çölünün ortalarına kadar hakimiyet kurmuş, Rus hava bombardımanları ve İran destekli milisler demir bir perde oluşturmuştu. Diğer yanda ise ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), PKK’nın uzantısı olan YPG’ye tam siyasi, askeri ve istihbarat desteği veriyordu. ABD silahları, istihbaratı ve siyasi koruması sayesinde YPG, kuzeydoğu Suriye’de fiili bir özerk bölge yaratmış, Türkiye için doğrudan varoluşsal bir tehdit haline gelmişti.
Böyle bir baskı altında çoğu devlet çökerdi. Tarih buna benzer örneklerle dolu: 1967 Altı Gün Savaşı’ndaki İsrail’in kırılgan konumu ya da Vietnam’daki ABD bataklığı gibi. Ama Erdoğan yönetimindeki Türkiye sadece ayakta kalmadı, üstünlük sağladı. Strateji Osmanlı gerçekçiliği ile modern asimetrik harp taktiklerini harmanladı. Erdoğan’ın kişisel imzası her aşamada belli: Putin’le ve İranlı yetkililerle yapılan zirvelerden, Fırat Kalkanı (2016), Zeytin Dalı (2018) ve Barış Pınarı (2019) harekâtlarına kadar. Bunlar sorumsuz işgaller değil, tehdidi bertaraf etmek için tasarlanmış hassas operasyonlardı. Batılı bir diplomat, ismi saklı kalmak şartıyla şöyle dedi: “Erdoğan uzun vadeli oynadı. Ne zaman bastıracağını, ne zaman masaya oturacağını, ne zaman vekilleri öne süreceğini çok iyi biliyordu.”
BÖLGENİN YENİ MİMARI RECEP TAYYİP ERDOĞAN
Diplomasi cephesinde Erdoğan’ın ustalığı zirve yaptı. Rusya-İran ikilisine karşı havuç-sopa politikası uygulandı. 2017’den beri Ankara, Moskova ve Tahran’ın birlikte yürüttüğü Astana Süreci,........
