menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yenilmezlik düzeninin çöküşü

10 0
thursday

Bu makalemde “Orta Doğu” kavramını bilinçli olarak kullanmıyorum. Çünkü bu ifade, bu coğrafyanın tarihini ve ruhunu değil, dışarıdan dayatılmış bir harita dilini temsil eder. Bizim için burası bir “bölge” değil, ümmet coğrafyasıdır.

Bu coğrafya üzerinde kurulan her cümle artık eski ezberlerle kurulamaz. Tarih bir kez daha yazılmaktadır. Bu kez yazılan şey nettir yenilmezlik miti yıkılmıştır. Uzun yıllardır ümmet coğrafyasına dayatılan en büyük put, “dokunulamaz güç” fikriydi.

Bu put sadece askerî kapasiteyle değil, medya, siyaset, diplomasi ve korku düzeniyle inşa edildi. Bu put yıkılmıştır. “İsrail’e karşı koyulamaz” cümlesi artık bir gerçek değil, çökmüş bir propagandadır. Hiçbir teknoloji mutlak değildir. Hiçbir savunma sistemi kusursuz değildir. Hiçbir güç dokunulmaz değildir. Bu hakikat yeniden ortaya çıkmıştır.

Gelişmiş silah sistemleri etrafında kurulan “mutlak güvenlik” anlatısı çökmüştür. Hava savunma sistemleri üzerinden inşa edilen “Demir Kubbe” algısı yıkılmıştır. ABD savaş gemilerine atfedilen “vurulmazlık” ve “ulaşılamazlık” efsanesi kırılmış, savaş gemileri artık dokunulmazlık sembolü olmaktan çıkmıştır. Ayrıca sadece sistemler değil, onların ürettiği psikolojik üstünlük de çözülmüştür. Bugün açık bir gerçek vardır. Hiçbir merkez güvenli değildir.

Hiçbir güç ulaşılmaz değildir. Hiçbir yapı dokunulmaz değildir. Psikolojik üstünlük el........

© Milat