menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yağmurlu Havalardan Korkuyorum Annem

5 0
16.10.2026

Yağmurlu havaları sevmiyorum artık.

İki gündür gün boyu ruhum bedenime dar geliyor. İçimde biriken özlem göğsüme sığmıyor, nefesimi daraltıyor sanki. Ne yapsam aklımdan çıkmıyorsun. Her yağmur sesinde, her dalıp gidişimde yine sana geliyorum.

Ne zaman gökyüzü kararsa, yağmur camlara vursa, soğuk içime işlese aklıma o gün geliyor. Şubatın ayazı, yağmurun sesi, hastane koridorları ve sen…

Seni şubatın ayazında, tıpkı bugünkü gibi yağmurlu bir günde, kendi ellerimle toprağa verdim. Kendi ellerimle koydum seni o soğuk toprağa. İnsan annesini kendi elleriyle nasıl bırakır toprağa? Nasıl döner arkasını da gider?

O gün hastaneye koşarak gittim. İçimde bir telaş, yüreğimde bir korku vardı. Biraz daha yanında kalmak, elini tutmak istiyordum.

Yetiştim sana. Son kez kendi ellerimle yemek yedirdim.

Tavuk yedin. Ardından sevmediğin hâlde mandalina…

Kim bilirdi ki o lokmalar son lokmaların olacaktı? Sana kendi ellerimle yedirdiğim o yemek, birlikte yaşadığımız son anların hatırası olarak kalacaktı.

Sen daha lokmalar boğazındayken entübe ettiler seni. Bir anda her şey değişti. Az önce elimle yemek yedirdiğim annem, makinelerin arasında kaldı. Ben ise ne yapacağımı, ne diyeceğimi bilemeden öylece kaldım.

O gün içimde bir şey koptu.

Sanki yalnızca seni kaybetmedim. Evimin sıcaklığı, çocukluğumun sığınağı da seninle birlikte gitti. İnsan büyüse, hayatın yükünü omuzlasa da annesinin........

© Milat