menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bedir’den Gazze’ye, Gazze’den İran’a: Aynı İmtihan

13 0
15.03.2026

İslam tarihi böyledir. Ne sadece fetihlerin parlak sayfalarından ibarettir ne de yalnızca kayıpların ve yıkımların karanlığından. Gücün, zaafın, sadakatin, ihanetin, sabrın ve aceleciliğin iç içe geçtiği büyük bir yürüyüştür. Bir zaman çölün ortasında sayıların değil inancın konuştuğu bir meydan vardı. Bedir Savaşı. Az olan çok olana karşı durmuştu. Orada matematik susmuş, teslimiyet konuşmuştu. Zafer, silah üstünlüğünün değil, kalbin istikametinin sonucuydu. Demek ki zafer önce içeride başlıyordu. Korkusunu yenen insan, karşısındaki gücü de yenebiliyordu. Ama tarih sadece Bedir’den ibaret değildi. Bir başka meydan. Uhud Savaşı. Zafer neredeyse kazanılmışken bir anlık gevşeme, bir anlık dünya hesabı safları sarstı. Okçuların yerini terk ettiği o an, sadece taktik değil, ahlaki bir kırılmaydı. Uhud bize şunu öğretti. Birlik zedelenirse güç dağılır. Emir hafife alınırsa sonuç ağır olur. Niyet kayarsa istikamet kaybolur. Zaferle imtihan zor, yenilgiyle imtihan daha da zordur. Sonra bir kuşatma. Soğuk geceler, açlık, korku ve sabır. Hendek Savaşı. Kazılan hendek yalnızca toprağı yarmadı, korkunun üzerine de bir set çekti. Orada zafer kılıçtan çok dirayetle geldi. İstişare, akıl ve dayanışma en sert saldırıları etkisiz kıldı. Bir fetih. Hayber’in Fethi. Kapılar birer birer açıldı. Cesaret kararsızlığı yendi. İrade tereddüdü bastırdı. Zafer bazen hücumdur, bazen bekleyiştir, bazen sabrın doruğudur. Ama tarih yalnızca meydan savaşları değildir. Bazen küçük bir topluluğun büyük bir sadakatiyle yazılır. Reci Vakası. Bir grup sahabi hakikati öğretmek için yola çıktı. Silah kuşanmak için değil, ilim taşımak için. Fakat ihanetle karşılaştılar. Tuzak kuruldu. Kimi şehit edildi, kimi esir alındı. Reci bize şunu........

© Milat