menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hakikatin aynası

27 0
01.03.2026

Ramazan ayının o kendine has manevi iklimine girdiğimiz şu günlerde, tarihimizin bazen gölgede kalan veya farklı pencerelerden bakıldığı için eksik anlaşılan bir sayfasına ışık tutmak istedim. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü hep askerî ve siyasi dehasıyla andık; ancak onun şahsi dünyasındaki manevi hassasiyetleri ve özellikle Ramazan aylarına duyduğu köklü hürmet, aslında şahsiyetinin en insani ve samimi parçalarından biriydi. Gelin bu hafta, tartışmaların gürültüsünden uzaklaşıp sadece yaşanmışlıkların rehberliğinde bir "Atatürk ve Ramazan" portresine birlikte bakalım.

Sessiz ve derin bir dönüşüm

Ramazan geldiğinde gerek Çankaya’da gerekse Dolmabahçe’de takvimlerle birlikte, hayatın ritmi de değişirdi. O koşuşturmalı koridorların yerini, derin bir sükûnet ve saygı atmosferi alırdı. Modern Türkiye’nin mimarı, bu kutsal ay boyunca kendisiyle birlikte köşkün koridorlarını da Kur'an-ı Kerim’in huzur veren sesine bırakırdı. Bu en basit tabiriyle toplumun ortak değerlerine duyulan sessiz bir selâm duruşuydu.

Gazi, dönemin en kıymetli hafızlarını huzuruna davet ederken, onlara dinleyici olmanın ötesinde, okunan her ayetin anlamını kavramaya çalışan bir........

© Milat