Adaletin dokunulmazlığı
Bazı meslek grupları var ki, dokunulmazdır. Doktorluk gibi, hakimlik ve savcılık gibi… Vatandaşa söz söyletmezler, konuşturmazlar bile… Halkın içinden yetişen bir hakim veya savcı görev üstlendiğinde aslan kesilir. İçinden yetiştiği insanları dinleme lütfunu göstermez, onlara tahakküm etmekten keyif alır. Emreder, tehdit eder. Burada istisnaları ayırıyorum. Recep Tayyip Erdoğan, devletin en tepesindeki isimdir. Ama zaman zaman halkın arasına karışır, onları dinler, dertlerini öğrenip çözüm üretmeye çalışır. Ama hakimlerin öyle bir derdi yoktur. Doktorların da… Tepeden bakarlar. Mahkeme salonunda seni konuşturmaz; itiraz etsen, söz söylemeye kalksan hemen susturur, tutuklamakla, cezalandırmakla tehdit ederler. Üniversite okurken annemi Ankara’da ameliyat ettirecektim. Doktoru bekledim çıkınca da arkasından koşup seslendim, bakmadı bile... Omuzuna dokundum, dönüp beni bir tersleyişi vardı ki… Yerimde donakalmıştım. Doktorlar yeni yeni insani bir yaklaşım içine girmeye, insanla uğraştıklarını fark etmeye, insana hizmet etmeleri gerektiğini idrak etmeye başladılar. *** İzale-i şuyu, ortak bir taşınmazın bölünmesi,........
