menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ebu Zuhr’dan Ankara’ya Mesaj Mı? İsrail’in Suriye Saldırısının Şifreleri

22 0
22.08.2026

İsrail’in Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafedeki Ebu Zuhur Hava Üssü’nü vurması, sıradan bir Suriye saldırısı olarak okunabilir mi? Yoksa hedef Şam’dan daha çok Ankara’nın Suriye’deki yükselen ağırlığı mı?

18 Ağustos gecesi İsrail uçakları, Suriye’nin İdlib kırsalındaki Ebu Zuhr Hava Üssü’ne sekiz ayrı saldırı düzenledi. Pistin ve bazı askerî tesislerin vurulduğu saldırıda can kaybı bildirilmedi. Ancak bombaların düştüğü yer, taşıdığı mesaj bakımından hedefin kendisinden çok daha büyük.

Çünkü Ebu Zuhr, Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede. Üstelik İsrail saldırıyı, Suriye’nin bu üste Türk askerî unsurlarının konuşlandırılmasına izin vermek üzere olduğu iddiasıyla savundu. Ankara ise bölgede Türk askerlerinin bulunmadığını ve Suriye ile askerî iş birliğinin eğitim ve uzmanlık desteği çerçevesinde olduğunu açıkladı.

İşte asıl soru burada başlıyor:

İsrail gerçekten yalnızca bir Suriye hava üssünü mü vurdu, yoksa Türkiye’ye de bir mesaj mı gönderdi?

Hedef pist olabilir; asıl hedef Suriye'nin geleceği

Ebu Zuhr Hava Üssü uzun süredir faal değildi. Dolayısıyla saldırının askerî anlamını yalnızca “bir hava üssünü imha etmek” üzerinden okumak eksik kalır. Reuters'a göre üs 2013'ten beri operasyonel değildi ve saldırının arka planında İsrail'in, Türkiye'nin bölgede askerî varlığını artırabileceği endişesi bulunuyordu.

Bu durumda İsrail açısından mesele, bir pistten çok Suriye'nin gelecekteki güvenlik mimarisidir.

Şam yönetimi Türkiye ile askerî eğitim, yeniden yapılanma ve güvenlik alanlarında yakınlaşırken, Ankara da yeni Suriye düzeninin önemli destekçilerinden biri hâline geliyor.

İsrail ise bunun kendi güvenlik anlayışıyla çelişebileceğini düşünüyor.

Dolayısıyla Ebu Zuhr saldırısı, aslında şu stratejik sorunun küçük bir fotoğrafıdır:

Suriye'nin güvenlik mimarisini kim şekillendirecek?

Birinci ihtimal: Türkiye'nin Suriye'deki askerî ağırlığını frenlemek

Bana göre saldırının en güçlü açıklaması budur.

İsrail'in saldırıyı doğrudan “Türk askerlerinin konuşlandırılması” iddiasıyla gerekçelendirmesi tesadüf sayılamaz. İsrail , Şam'ın Türkiye'nin konuşlanmasına izin vermesinin İsrail açısından kabul edilemez bir güvenlik değişikliği oluşturacağını ileri sürdü.

Ankara'nın açıklaması ise bunun tersini söylüyor.

Dolayısıyla ortada yalnızca askerî değil, stratejik niyetlerin çarpıştığı bir alan bulunuyor.

İsrail'in vermek istediği mesaj şu olabilir:

“Suriye'de güvenlik dengelerini değiştirecek bir askerî yapılanmayı kabul etmeyeceğim.”

Bu mesajın muhatabı yalnızca Şam değildir.

Ankara da bu mesajın doğal muhatabıdır.

İkinci ihtimal: Türkiye'nin tepkisi mi ölçülüyor ?

Bu ihtimali........

© Milat