Durand Hattı’ndan bugüne: Pakistan–Afganistan gerilimi nereye gidiyor?
Pakistan ile Afganistan arasında tırmanan askeri gerilim, basit bir sınır ihlali ya da anlık bir terör operasyonu değildir. Bu kriz; tarihsel sınır sorunları, ideolojik kırılmalar ve jeopolitik hesapların iç içe geçtiği yapısal bir güvenlik problemidir. Karşılıklı hava saldırıları ve “açık savaş” söylemi, zaten kırılgan olan Güney Asya güvenlik mimarisini daha da zayıflatmaktadır.
Gerilimin ilk ve en görünür nedeni, Afganistan topraklarında faaliyet gösteren Tehrik-e-Taliban Pakistan (TTP) unsurlarıdır. Taliban’ın 2021’de yeniden iktidara gelmesinden sonra Pakistan içindeki saldırılarda artış yaşanmıştır. İslamabad, Taliban’ın bu gruplara karşı yeterince önlem almadığını savunurken; Taliban yönetimi ise Pakistan’ın kendi iç güvenlik zafiyetini dışsallaştırdığını iddia etmektedir. Böylece Pakistan’ın geçmişte “stratejik derinlik” anlayışıyla desteklediği yapı, bugün kendisi için bir tehdit üretir hâle gelmiştir.
İkinci temel mesele ise Durand Hattı’dır. 1893’te İngilizler tarafından çizilen bu sınır, Afganistan tarafından tarihsel olarak tartışmalı görülmüş; Peştun nüfusu ikiye bölerek kalıcı bir kırılganlık üretmiştir. Dolayısıyla bugün yaşanan gerilim yalnızca terörle mücadele değil, aynı zamanda bir egemenlik ve sınır meşruiyeti krizidir. Emperyal dönemden kalan bu miras, bölgesel istikrarsızlığın zeminini oluşturmaya devam etmektedir.
Pakistan açısından tablo oldukça karmaşıktır. Ülke doğuda Hindistan, batıda Afganistan........
