menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğu Akdeniz'de yeni jeopolitik denklem: Ankara-Şam hattında ortak gelecek

13 0
27.07.2026

Ortadoğu’da haritaların, ittifakların ve sahadaki dengelerin hızla kabuk değiştirdiği kritik bir tarihsel eşikten geçiyoruz. Son bir ayın açık kaynak verileri, bölgedeki aktörler için edilgen bekleme döneminin sona erdiğini; aksine sahada ve masada proaktif hamleler yapanların geleceği şekillendireceğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait unsurların 18 yıl aradan sonra Lazkiye Limanı’na yaptığı tarihi demirleme, Suriye ordusuna sağlanan teçhizat desteği ve iki ülkenin askeri eğitimden gümrük güvenliğine kadar kurduğu derin koordinasyon, artık sadece bir "normalleşme" değil, stratejik bir kader ortaklığı sürecine girildiğini gösteriyor.

Peki, bu tablo karşısında Ankara ve Şam yönetimi önümüzdeki süreçte nasıl bir ortak politika izlemeli? Bölgesel baskıları ve küresel dayatmaları boşa çıkaracak vizyon ne olmalı?

1. Savunma İşbirliğinde "Tam Entegrasyon" ve Kurumsal Kapasite

Suriye sahasında güvenlik ve istikrarın sağlanması, geçici tedbirlerle değil, kurumsallaşmış bir savunma yapısıyla mümkündür. Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın çıkardığı kararnameyle kurulan Ulusal Savunma Bilimleri Üniversitesi ve Türkiye Millî Savunma Üniversitesi ile yürütülen temaslar son derece kıymetlidir.

İki ülke, bu adımları bir adım öteye taşıyarak ortak savunma doktrini geliştirmelidir. Şam Uluslararası Havalimanı’na konuşlandırılması gündemde olan radar ve hava savunma sistemleri, yalnızca münferit bir destek olarak kalmamalı; Suriye’nin tüm hava ve deniz sahasını küresel ve bölgesel tehditlere karşı koruyacak bütünleşik bir güvenlik şemsiyesine dönüştürülmelidir. Kendi ordusunu milli ve yerli imkânlarla tahkim eden bir Suriye, bölgedeki vekalet savaşlarının ve sızma........

© Milat