*Hicrî yılbaşında neden sessiziz?*
Takvimler bir kez daha Hicret'in yıl dönümünü gösteriyor. Yeni bir Hicrî yıla giriyoruz. Fakat sokaklara bakıyorum; sessizlik hâkim. Evler sessiz, meydanlar sessiz, gönüller sessiz...
Oysa aynı toplum, Miladî yılın son gecesinde günler öncesinden hazırlıklara başlıyor. Televizyonlar özel yayınlar yapıyor, alışveriş merkezleri süsleniyor, sosyal medya kutlama mesajlarıyla dolup taşıyor. İnsan ister istemez şu soruyu soruyor:
Biz hangi tarihin çocuklarıyız?
Hicrî takvim, sıradan bir zaman hesabı değildir. Bir milletin, bir ümmetin yeniden dirilişinin başlangıcıdır. Mekke'nin zulmünden Medine'nin umuduna uzanan kutlu yolculuğun adıdır. Hicret; sadece bir göç değil, inancın, fedakârlığın, sabrın ve yeniden doğuşun sembolüdür.
Peki, böylesine büyük bir anlam taşıyan bir başlangıç neden bugün hayatımızda bu kadar silik bir yer tutuyor?
Sorun elbette sokakları........
