menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Günahın kokusu -1-

30 0
02.10.2026

Kültürümüzde, geleneğimizde ariflere ait öyle çarpıcı sözler, cümleler vardır ki duyanı, okuyanı yerinden kaldırmaz, yerinde de bırakmaz. Tefekkür edebilen insanı oturduğu sandalyede biraz daha ağırlaştırır, biraz daha sessizleştirir, biraz daha derinlere götürür. Bu sözler bütün ağırlığıyla süzgecinden süzüle, süzüle geldiği tarihin öbür yüzüne doğru akıştadır.

“Hepimiz seçici günahkârlarız” sözü işte tam da böyle bir cümledir. Söz öyle derinlere çakılıdır ki ne bir fetva gibi hükmeder ne de bir vaaz gibi yükselir. Sözün ağırlığı bize tuttuğu çok katmanlı aynada anlaşılır; zira gören gözler için aynayı insanın yüzüne biraz daha biraz daha yaklaştırır. Ve aynanın büyüteçli katmanı insanın yüzüne yaklaştıkça, önceleri kusursuz görünen yüzün gözenekleri, lekeleri, izleri belirmeye başlar.

Bu yazımız, bir not defterine düşülmüş birkaç satırın peşinden gidiyor götürebilirsem. Şems’e nispet edilen bir sözü, Erzurumlu Vehbi Efendi’ye nispet edilen ve hiç kimsenin cevabından hoşnut olmayacağı bir soru takip edecek yazımızda ve arada, insanın kendi içinde duyduğu, adı konmamış bir rahatsızlıkla devam edeceğiz inşaAllah.

Amacımız bu yazıyla bir ilmihal bahsi açmak değildir. Amacımız başkasını yargılamak suretiyle kendimizi temize çıkarmak hiç değil. Amacımız bu ve seri olarak devam edecek yazılarımızla günahın fıkhını değil, günahın ahlakını, hatta bir bakıma günahın psikolojisini ve “kokusunu” konuşmaktır. Yani biraz dinî, biraz edebî, biraz da dergâh eşiğinde oturup kalbin haline bakan bir dille söylemektir günahın çeperlerini. Ancak burada yazar kendini mazur ve masum gösterebilir, dikkat edile!

Nerede, hangi eserde söylediğini merak etmesem ve sözün kaynağının peşine düşmesem de Şems-i Tebrizi’ye nispet edilen söz şöyledir:

“Kendi işlediğimiz günahları değil, hoşumuza gitmeyen günahları işleyenleri yargılarız. İnsan başkalarını yargılarken adalet arar, fakat kendini yargılarken mazeret. Ve en çok kendi işlediği günahları affeder.”

Herkeste yankı uyandıran sözün söylediği şey, istisnasız her insanın içinde bir karşılık da buluyor çünkü hepimiz o “dengesiz” teraziyi taşıyoruz. Bir kefesine başkalarının günahlarını koyuyoruz ve orada terazi son derece hassastır, gramı gramına tartar, en küçük sapmayı fark eder ve buna mani........

© Milat