Savaş ve Zafer Sevinci
İran’a karşı ABD ve Ortadoğu’da Müslüman coğrafyanın bağrına paslı bir bıçak gibi sokulan siyonist işgalci yapılanmanın başlattığı kirli ve haksız savaşın kısa süreli bir ateşkes ile de olsa sona erdirilmesinden herkes gibi biz de memnunuz.
Ancak her iki tarafın mensupları ve destekçileri olan birilerinin attığı zafer çığlıklarına katılamıyoruz.
Birilerinin dediği gibi “ABD’ye diz çöktüren, topraklarına ayak bastırmadan zafere yürüyen ilk İslam ülkesi unvanı İran’ın olmuştur” diyemiyoruz.
Çünkü bu unvanı çok daha önce bileğinin hakkıyla kazanan ilk İslam ülkesinin Afganistan olduğunu dünya âlem bilirken böylesine iddialı bir cümlenin İran için kullanılmasının haksızlık olacağına inanıyoruz.
Bu ifadeden İran’ın dost düşman herkesçe kendisinden beklenmeyen ölçüdeki başarısının küçümsendiği gibi bir anlam da çıkarılmamalıdır.
Dün kadar yakın bir geçmişte yani 1 ay öncesinde çocuk katili siyonist yapılanmanın başbakanının öldürüldüğüne inandırılanlar, bu gün İran’ın zaferine inandırılıyorlar dediğimizde kastımızın daha iyi anlaşılacağına inanıyoruz.
Yıllardır bu sahte zafer ilanlarını Gazze’de, Hizbullah’ta, Lübnan’da, Suriye’de yaşadık.
Ortadoğu’da batıya karşı ezikliğin, kölelik zihniyetinin ve savaşlarda yenilmişliğin neden olduğu gerçeklikten kopuş yaşayanlar, hakikatle yüzleşme........
