menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toprak Emniyetli Mümbit Bir Zemindir

16 0
thursday

Yine yazımıza ‘selam duâsı’yla başlamak isteriz;

‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’

Efendim bu haftaki yazımızda, yağmurdan toprağa geçiyoruz, kaldığımız yerden devam edelim bakalım;

“Allâh’ın adâlet güneşi toprağın üzerinde parladığı için, toprak bu terbiyeyi, emniyet ve emânet özelliğini bulmuştur.”

Toprağa atılan tohumun, belli bir süre onu kendi bünyesinde saklayıp, sonra insanın istifâdesine sunacak hâle getirmesi, ancak Cenâbı Hakk’ın adâlet güneşinin tecellisindendir. Toprak içinde büyüyen tohumun -eğer tohum çürük değilse- en güzel ve kâmil bir şekilde insanın istifâdesine hazır hâle gelmesi, toprağın bu özelliğinin Allah Teâlâ’nın emirlerine itaat ve boyun eğmesi, toprakta bulunan feyiz ve beceridendir. Hatta bu şu âyetteki misâle benzer; “Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dâne gibidir ki, her başakta yüz dâne vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allâh'ın lütfu geniştir, O her şeyi bilir.” (Bakara, 261) Demek oluyor ki, her işi Hak adına yapanlar, bire bir yerine bire yedi, bire yüz, bire yedi yüz misli ürün alabiliyor. Eğer bu olmuyorsa, o zaman gerekli kâidelere riâyet edilmemesindendir. Meselâ, bu durum zirâi şartlara uyulmamaktan veya iklim şartlarındaki aksamadan olabilir. Aslında âyetteki gibi toprağın böylesi çokça-bolca ürün lütfetmesi Cenâbı Hakk’ın cömertliğindendir.

Gelelim beyitte verilmek istenen mesaja; Toprak kendisine emâneten tevdi edilen tohumu nasıl emniyetle koruyor-kolluyor ve cömertliğinden bire on, bire yüz, bire yedi yüz........

© Merhaba Haber