menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Din Hayatımızın Her Alanında

15 0
17.04.2026

Ülkemizde yıllardan beri süre gelen bir yanlış anlayış var. Bunu özellikle siyasilerimiz ve ılımlı İslam savunucuları kullanmakta bu yanlış görüşü topluma pompalamaktadırlar. Bu anlayış;

“Efendim. Din ferdidir. Allah ile kul arasındadır. Din, ferde hitap eder ve onu muhatap alır. Din bir vicdan işidir…” şeklindedir.

Hâlbuki düşüncelerin şu şekilde rötuşlanması gerekmektedir. “İslam, Allah yapısıdır. Ben ise Allah’ın aciz bir kuluyum. İslam bana uyacak değildir. Ancak ben İslam’a uymaya mecburum. İslam’ı olduğu gibi kabul etmem, beni Müslüman yapar. İslam’a bir şeyler katmaya veya ondan bir şeyle çıkarmaya çalışmam, beni İslam’dan ayırır. Allah’ın benim için koydukları beğenmemiş ve (Allah korusun) İlahlık iddiasında bulunmuş olurum”

Allah son din İslam’ı öyle vazetmiştir ki, onun ferde (bireye) ait esasları olduğu gibi topluma ait esasları da bulunmaktadır. Topluma ait esasları olduğu gibi adına sistem, rejim veya nizam denilen, insanların etrafını kuşatan ortamın da nasıl olması gerektiğine dair hükümleri de vardır.

Yaşadığımız şu dünyada, ülke yöneticileri bir takım kanunlar çıkartarak insanların hareketlerini tanzim etmeye çalışmakta, bir suç ancak işlendikten sonra ona cezalar vermektedirler. Hâlbuki dinimiz, bir suç işlenmeden önce o suçun işlenmesini engelleyecek kurallar vazederek insanların ezilmelerini baştan önlemekte, onların haklarının korunmasını temin etmektedir. Bu ise ancak İslam’ın insanların iç âlemlerine (batınlarına) hitap etmesiyle mümkün olmaktadır.

DİNİN BOŞ BIRAKTIĞI ALAN YOKTUR

Dinimiz, zahire (hareketlerimize) hitap ettiği kadar batına (iç âlemimize) da hitap etmiş ve bizlerin o yönünü de tanzim etmiştir. Dinimizin hazarda (barışta) uygulanan bir takım........

© Merhaba Haber