Zihinsel Miyopluk
Filistin direnişinin gerçekleştirdiği eylemleri eleştiren bazı çevreler, bu eylemlerin dünya kamuoyunda tepki çektiğini ve İsrail’in baskısını artırdığını öne sürerek "stratejik açıdan yanlış" olduğunu iddia etmektedir. Ancak bu yaklaşım, hadiselerin sadece anlık ve yüzeysel sonuçlarına odaklanan bir tür "zihinsel miyopluk" örneğidir.
Bir varlık mücadelesi yalnızca günlük kayıplara bakılarak yargılanamaz. Eğer her mücadele anlık musibet ve bedeller üzerinden değerlendirilseydi, büyük kayıpların verildiği hiçbir cihad meşru görülemezdi:
Bosna-Hersek: On binlerce kadının tecavüze uğraması ve ağır katliamlar yaşanması gerekçe gösterilerek Boşnakların Sırplara karşı verdiği direniş "stratejik hata" olarak nitelendirilemez.
Çeçenistan ve Afganistan: Benzer şekilde, bağımsızlık ve inançlarını korumak için ağır bedeller ödeyen Çeçen ve Afgan halklarının mücadeleleri de bu dar bakış açısıyla mahkûm edilemez.
Filistin halkının mücadelesi, salt üzerlerindeki baskıyı hafifletme arayışı değil; doğrudan topraklardaki Müslüman varlığını ve kimliğini koruma mücadelesidir.
İşgal rejiminin geleceğini garanti altına alma planları, Filistin topraklarındaki Yahudi nüfusunu artırma ve yerli halkı göçe zorlama hedefine dayanmaktadır. 1995 yılında 4,5 milyon olan Yahudi nüfusunu 2000 yılına kadar 8 milyona çıkarma hedefi ilan edilmiş, ancak direniş sebebiyle bu sayı 2013 yılına gelindiğinde dahi ancak 5 milyon civarında kalabilmiştir.........
