Emekli Ne Yapsın?
Emeklinin sözlük anlamı: “Belli bir süre hizmetten sonra işiyle ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan (kimse), mütekāit, tekaüt. Emek harcanarak yapılan zahmetli, zor (iş, şey).”
Bir işte çalışmakta olan bir kimseyi görülen lüzum üzerine işiyle ilişiğini kesip emekli duruma getirmek; “emekliye ayrılmak” oluyor. Konya’nın sevilen eğitimcilerinden İsmail Kaya, emekliliği gelmesine rağmen hangi kapıyı çaldıysa kendisini bir türlü emekli etmemişler. En sonunda hoca, dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’e “Ben en koyu Atatürk düşmanıyım…” diye başlayan bir mektup yazmış, hocayı hemen “emekli” etmişler.
SGK’YA GÖRE EMEKLİLİK…
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), emeklilik kavramını şu sözlerle ifade ediyor: “Emeklilik, kişinin hayat içerisindeki önemli değişim dönemlerinden biridir ve sıklıkla yaşlıların karşılaştığı ilk büyük değişimdir. Emekli olan kişi öncelikle gelir kaybına uğrayacak, bunun yanında sosyal rol ve yetkileri de değişecektir. Emeklilikle birlikte yaşanan bu kayıplara uyum sağlayamayan bireyler, kendilerini değersiz, önemsiz, yalnız, boşlukta ve çaresiz hissedebilirler. Hayatlarının geri kalanını planlamakta güçlük çekebilirler. Yakınlarına yük oldukları hissine kapılır ve bazen de onlara karşı öfkeli tavırlar sergileyebilirler. Oysa emeklilikle birlikte ortaya çıkan güçlü duygular tanınıp bu yeni duruma uyum sağlandığında, emeklilik bireyin kişisel gelişimini ve hayata yeni bir bakış açısı getirebilmesini sağlayacaktır.”
Mevcut Cumhur İttifakı ve AKP Hükümeti, 2017’den bu tarafa emeklinin gelir kaybına uğraması için onları görmezlikten geldi ve “gelir adaletsizliği” ile 2000’den önce ve 2000’den sonra emekli olanlar arasındaki intibak sorununa hiç el atmadı. Yâni adaletli bir kalkınmayı bir türlü beceremedi. Biraz utanmış gibi yaparak emekli olanların maaş tavanını 20.000 TL’ye çıkardılar. “Oy” uğruna ve çok........
