Yaş Almak
Bugünlerde en çok kafama takılan konulardan birisidir şu yaş meselesi. İnanın ne zaman yaşlandık ne zaman bu yaşlara geldik şaşıp kalıyorum.Daha dün sokaklarda koşup oynayan, kafasında oyundan başka bir düşüncesi olmayan çocuktuk.Büyüdük, doğrudur.Genç olduk…Yirmili yaşlar…Otuzlu…Ve ellili yaşlardayız.Bir göz açıp kapama kadar kısa bir zaman dilimi, inanın elli yılın hikayesi…Filim şeridi gibi…Bir zaman şeridi…Yirmili yaşlara alışmak kolay olmadı.Otuzlu yaşlara hiç alışamadık.Kırklı, ellili yaşlar artık, ruhla bedenin uyum arz ettiği yaşlar…Alışmayı bırakın dünyaya gelmenin, ölümle yüzleşmenin isyanı…Neden doğdum…Neden varım…Beden elli, ruh yirmi…Git geller…Bu ben miyim?Hala çocuk kafası…Ama koca koca çocuğun var.Dünyaya gelmişsin işte…Uyacaksın gidişe…Yaşam; doğanın döngüsü diye kırk kez konu ettik, yazdık, çizdik, meseleyi derinlemesine konuştuk…“İnsanların en çok haşır neşir........
