Tarık Çelenk yazdı: Ne zaman adam oluruz?
Son güncelleme: 21 Şubat 2026 -
Tarık Çelenk yazdı: Ne zaman adam oluruz?
21 Şubat 2026 Cumartesi
Bu yazıda Kapıdağ Yarımadası’nda, Erdekli Makris ailesi üzerinden, belki de kısmen hipotetik sayılabilecek bir ortak kimlik ve tarihsel sürekliliğin kırılması analizi yapmaya çalışacağım. Dikkati çekmek istediğim ana figür, Dr. Konstantinos Makris’tir (1850–1920).
Bu kaynak temininde Bandırma Ozan Sanat Evi sahibi, belki de farklı bir Muzaffer Ozak modeli, komünist ama Müslüman derin mutasavvıf dostum Rahmi Akdaş Bey’i de burada şükranla anmak isterim.
Konstantinos Makris, Kapıdağ’da Erdek’te (Artake) doğdu. İlk eğitimini Erdek Erkek Okulu’nda aldıktan sonra ortaokul ve lise öğrenimini Atina’da tamamladı; ardından Atina Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaydoldu ve 1872 yılında buradan mezun oldu.
Tıp alanındaki bilgisini derinleştirmek amacıyla Almanya’ya gitti; Münih ve Strazburg’da çalışmalarını sürdürdü. Anne sütünün beslenmedeki yeri üzerine yaptığı çalışmasıyla 1876 yılında doktora diplomasını aldı. Danışmanı, biyokimya ve moleküler biyolojinin kurucularından sayılan Prof. Felix Hoppe-Seyler idi.
Akademik ilgileri onu daha sonra Paris’e yöneltti. Bu dönemde, sütün pastörize edilmesi üzerine çalışmalarıyla öne çıkan Louis Pasteur’ün yanında doktora sonrası araştırmacı olarak görev aldı; ipek böceği hastalıkları üzerine çalıştı ve bu alanda yayınlar yaptı. Bu süreçte, mikroplardan arındırma ve pastörizasyon için özel bir ısıtıcı icat etti. Paris Tıp Akademisi, bu buluşu onurlandırarak cihazı onun adıyla anılacak şekilde kayda geçirdi.
Hem yurt dışında hem de ününün ulaştığı Atina’da umut vadeden bir akademik kariyer yolu açıkken, 1880’li yıllarda memleketine yakınlığı nedeniyle İstanbul’a yerleşmeyi tercih etti. Eleni Konstantinidu (1854–1896) ile evlendi; bu evlilikten İppokratis, Aristotelis ve Periklis adlarında üç oğlu dünyaya geldi.
İstanbul’da, Beyoğlu civarında kendi cerrahi kliniğini kurdu. İstanbul İmparatorluk Tıp Müessesesi’ne önce üye, ardından başkan oldu. Bu görev süresince çok sayıda bilimsel çalışma yürüttü. Zamanla pek çok tanınmış Osmanlı Türkü ve Rum’unun yanı sıra Patrik Ioakeim II’nin de özel doktoru oldu.
Aynı zamanda İlerici Kyzikoslular Eğitime Önem Verme Kardeşliği ile İstanbul Hellen Filoloji Derneği’nin aktif bir üyesiydi. Bu dönemde sık sık Erdek’e giderek Kapıdağ Yarımadası merkezli geziler yaptı; sistemli arkeolojik kazılar, topografya çalışmaları yürüttü ve halkbilimsel veriler toplamaya başladı. Araştırmalarının bir bölümü İstanbul Hellen Filoloji Derneği’nin yıllıklarında yayımlandı; geri kalanları el yazması hâlinde kaldı. Bu çalışmalar daha sonra büyük oğlu İppokratis tarafından “Kapıdağ ve Erdek” başlığı altında bir araya getirildi.
1910 yılında, bir İmparatorluk Kararnamesi ile şifalı suların işletilmesine yönelik özel bir imtiyaz aldı; ancak süregelen savaş koşulları nedeniyle bu girişim hayata geçirilemedi.
1900’lü yıllarda İstanbul’a dönüşüyle birlikte İran Elçiliği’nin doktoru olarak atandı; İran Şahı Muzaffereddin onuruna kurulan Muzafferiye (İran) Hastanesi’nin kuruluşunda önemli rol oynadı.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk yetkililer tarafından askere alındı; Bandırma ve Erdek Askerî Hastaneleri’nde görevlendirildi. Her iki taraftan yaralıları ayırt etmeksizin ameliyatlar gerçekleştirdi.
Konstantinos Makris, Erdek’lilerin yararına kalıcı bir ekonomik düzen kurulmasına özel önem veriyordu. Bu amaçla Erdek’te ilk makineli zeytinyağı imalathanesini kurdu; ayrıca kentin un sanayisinin merkezi olması için bir un değirmeni inşa etti. Aziz Simeon (Seyitgazi Tepesi) taş ocağını satın alarak yeniden faaliyete geçirdi; bunun dışında daha küçük çaplı girişimleri de oldu.
Bu dönemde görme yetisini giderek kaybetti ve kendisine glokom teşhisi konuldu. Ameliyata mesafeli yaklaşsa da sonunda Atina’da ameliyat oldu; ancak sonuç alınamadı. Dönüşünde Bandırma’ya yerleşti ve 9 Mayıs 1920’de burada vefat etti. Ertesi gün, çok sevdiği Erdek’te halkın geniş katılımıyla cenaze töreni düzenlendi. Ne yazık ki bugün ne evinin ne de mezarının yeri bilinmektedir.
Konstantinos Makris, milliyet ve din ayrımı gözetmeksizin hem bilimsel hem toplumsal faaliyetleriyle saygı gören bir şahsiyetti. Hristiyan ya da Müslüman, yoksullardan ücret almaz; ticari faaliyetlerini şahsi kazançtan ziyade vatanının ekonomik gelişimi için yürütürdü. Osmanlı Devleti tarafından Mecidiye ve Osmaniye Nişanları, İran Devleti tarafından ise Aslan ve Güneş Nişanı ile onurlandırıldı; ayrıca sanata ve tıp etiğine katkılarından dolayı Güzel Sanatlar Madalyası aldı.
Yazıda ele alınan ikinci figür, oğlu İppokratis K. Makris’tir (1883–1967). İstanbul’da doğdu. İlk eğitimini evde, ünlü matematikçi Dimitrios Danassis’ten aldı. Ardından Zoğrafyon Rum Lisesi’ne girdi; eğitimini Erdek Okulu ve tekrar Zoğrafyon’da sürdürerek mezun oldu. Atina Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1908 yılında diploma aldı; aynı yıl İstanbul Tıp Fakültesi’nden çalışma izni edindi.
Önce İstanbul’da, ardından Gemlik ve Erdek’te çalıştı. İstanbul Hellen Filoloji Derneği’ne üye oldu, daha sonra derneğin genel sekreterliğini yürüttü. Birinci Balkan Savaşı sırasında Türk Ordusu’na hekim üsteğmen olarak çağrıldı; Lüleburgaz ve Çatalca savaşlarında görev yaptı.
1913’te Serez’e yerleşti ve doktor Urania Anastasopulu ile evlendi. Ancak mesleki faaliyetlerine başlamadan, 1915’te Yunan Ordusu’nda tabip teğmen olarak göreve çağrıldı. Selanik ve Atina’daki askerî hastanelerde görev aldı; savaş yaraları ve rehabilitasyon üzerine çalıştı.
1922’den itibaren Serez’e yerleşti; cerrahi ve doğum kliniği kurdu. 1923’te tek oğlu Konstantinos Makris doğdu. 1941’de Alman-Bulgar işgaliyle birlikte Serez’i terk etmek zorunda kaldı; Nea Artake’ye sığındı. 1944’te Serez’e döndü ve 1949’a kadar Devlet Hastanesi’nde çalıştı. Babasının yayımlanmamış çalışmalarını geliştirerek “Kapıdağ ve Erdek” kitabını hazırladı.
İppokratis Makris; dürüst, yardımsever, fedakâr ve sanata duyarlı bir kişilikti. Şiirler yazdı, konferanslar verdi; katkılarından ötürü adı Serez ve Nea Artake sokaklarına verildi.
Makris ailesinden neden bahsettim? Çünkü bu topraklarda doğmuş öteki insanların uluslararası ölçekte başarı hikâyeleri, tarihimizin çoğu zaman görmezden gelinen yüzünü temsil ediyor.
Bu arada şu soru da sorulabilir: 19. ve 20. yüzyıllarda Makris ailesi, Osmanlı Rum’u kimliğiyle Yunanistan ulus devleti ve Megali İdea düşüncesinden etkilenmiş midir? Bu soruya kesin ve net bir yanıt vermek kolay değildir. Konstantin Bey’de belirgin bir ulus ya da din fanatizmi olduğu söylenemez; ilişkileri her zaman dengeli ve ölçülü görünmektedir. Adeta eski Yunan düşünürü Anaksimenes’in yolundan gidiyormuş izlenimi verir; çocuklarına verdiği İppokratis, Aristotelis ve Periklis isimleri de bu kültürel yönelimin bir teyidi sayılabilir. Bu çerçevede Konstantin için ancak güçlü bir kültürel Helen milliyetçiliğinden söz edilebilir.
Öte yandan, dönemin Rum aydınları arasında, Osmanlı Ermeni entelektüel seviyesinin gerisinde kalındığı düşüncesinin yarattığı bir motivasyondan da bahsedilmektedir. Bu rekabetçi bilinç, kültürel ve entelektüel üretimi teşvik eden bir unsur olarak görülmektedir. Ayrıca İppokratis’in Yunan iç savaşında Sosyalistlerin safında yer aldığını da hatırlatmak gerekir. Bu durum, Anadolu’daki Yunan işgali karşısında eleştirel bir tutum alan Yunan sosyalist aydınları ile İppokratis arasındaki muhtemel düşünsel paralellikleri de akla getirmektedir.
Kapıdağ Yarımadası, Karaman, Germiyan ya da Pomak kökenli Kavala mübadillerinin, Rum kentlilerden devraldıkları mirası bırakın sürdürmeyi ya da korumayı, nasıl acımasızca ve hâlâ süregelen bir biçimde yağmaladıklarını gösteren çok sayıda görsel ve yazılı örnek sunmaktadır. Bu örnekler, benim sıklıkla vurguladığım “dönüşemeyen açık köylülük” kavramının sahadaki en çıplak tezahürleridir.
Bu tabloyu anlamak için, mübadele sürecinde izlenen yerleştirme mantığına bakmak gerekir. Denizle iç içe yaşamaya alışkın sahil yerleşimcileri yerine, dağlık bölgelerde hayvancılıkla geçinen nüfusun, Kapıdağ’ın incileri olan Peramos (Karşıyaka) ve Halki (Çakıl) gibi kıyı yerleşimlerine, büyük ölçüde plansızlık ve kimi zaman da bürokratların “duygusal” gerekçeleriyle yerleştirilmesi, bugün ortaya çıkan tahribatın kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar o gün öngörülebilirdi.
Oysa bugün Kavala bölgesinde, deniz kenarında bilinçli biçimde kurulan Yeni Erdek ve Yeni Perama yerleşimleri, bu farkın ne anlama geldiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu yerleşimler, doğru sosyolojik eşleşme ve mekânsal planlamayla, birer turizm cenneti hâline gelmiştir.
Bugün gerek Neo Artaki veya gerek Neo Peramos gibi yerlerden insanlar Kapıdağ Yarımadası’nın antik döneminden bugüne kadar hâlen kültürel araştırmalar yapmaktadır. 1990’lı yıllara kadar arabalar ile eski Rum mübadillerin torunları dede yadigârı toprakları düzenli ziyarete geliyorlardı. Buna karşılık, Kapıdağ’daki şimdiki mübadillerin büyük kısmının bu mirasa ilgisizliği dikkat çekicidir.
Asıl soru şudur: 19. yüzyılda Osmanlı Rumları, Ermenileri veya Musevileri arasından bilim insanları, tüccarlar ve burjuvalar çıkarken, Osmanlı Türkleri neden neredeyse yalnızca devlet memurları üretebilmiştir? Bu bir zihniyet meselesi değilse nedir?
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, ulus devlete geçiş sürecinde; tehcir ve mübadeleyle —belki tarihsel zorunluluklar ya da dönemin çaresizlikleri nedeniyle— Anadolu’nun gayrimüslim Osmanlı vatandaşlarından büyük ölçüde arındırılması, geride zanaat, ticaret ve kültürel sermaye açısından ciddi boşluklar bırakmıştır. Bu boşluklar ise üretken biçimde değerlendirilememiş, köylülük giderek yağmacı bir karaktere evrilmiştir. Ne yapılmalıydı, nasıl yapılmalıydı soruları elbette hipotetiktir; ancak bu meselelerin içtenlikle tartışılmasına, hatta eski Osmanlı torunları diasporalarıyla yeniden temas kurulmasına bugün her zamankinden fazla ihtiyaç vardır. Unutulmamalıdır ki ortak dil, kültür ve tarihsel miras gibi üstünlükler, tüm olumsuzluklara rağmen hâlâ bize yönelik güçlü bir sempati zemini oluşturmaktadır.
Yazıyı başladığımız yerden, telifi F. Altaylı’da varsayılan soru ile bitirelim: Ne zaman adam oluruz?
Osmanlı Konstantin Makris’i merak edip sahip çıktığımız zaman.
Osmanlı İmparatorluğu ve Osmanlılar Türkiye
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Tarık Çelenk / Diğer yazıları
Tarık Çelenk yazdı: Niçin kategorik düşünüyoruz?
Tarık Çelenk yazdı | Peki bizi kim kurtaracak?
Tarık Çelenk yazdı: Sivas’ın şehirli kadınları daveti üzerine
Tarık Çelenk yazdı: Yeni sayılan sağ muhalefet partiler
Tarık Çelenk yazdı: Duygusal kopuş
Tarık Çelenk yazdı: Rojava’nın maliyetinin farkında mıyız?
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
Haftanın diğer yazıları
Levent Baştürk yazdı | Marco Rubio’nun emperyal restorasyon manifestosu: Yeni Batı Yüzyılı
Önder Özden yazdı: Hatanın kırılgan imkânı
Selim Kuneralp yazdı | Türk-Yunan sorunları: Uluslararası hukuk ne diyor?
Cevat Düşün yazdı: Takiyettin Mengüşoğlu ve insan felsefesi
Burak Cop yazdı: Avrupa deplasmanında kaz gibi yolunmak
Cevat Düşün yazdı: Yapay zeka atom bombasından daha mı tehlikeli?
Taner Akçam yazdı | MHP raporu ve Cumhuriyetin kurucu kodları
Kemal Can yazdı: Aksiyon müfettişliği
Tarık Çelenk yazdı: Niçin kategorik düşünüyoruz?
Haftanın en popüler içerikleri
Ruşen Çakır yazdı | Mahir Çayan haklıydı: Aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde
Tutuklu gazeteci Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapis talebi
Gazeteci Alican Uludağ tutuklandı
Çözüm komisyonu ortak raporunda ne var, ne yok?
AKP’ye yakın Türkiye gazetesi duyurdu: LGBTİ+’lara hapis cezası geliyor
Aynı Yağmur Altında dizisinin yapım şirketi “domuz eti” sahnesini savundu: “Bağlamından koparılan tartışmalar inancımızı…
Ruşen Çakır yorumladı: CHP’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak?
Çocuklara sosyal medya yasağı Türkiye’de nasıl uygulanacak?
Alican Uludağ’ın savunmasının tam metni: “Geride iki çocuğunu bırakmış bir baba olarak bu zulme ortak olmayın”
Orhan Veli Kanık’ın doğduğu ev satışa çıkarıldı
Medyascope'un günlük e-bülteni
Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.
Medyascope'u destekle
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni
İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.
İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.
İşlenen Kişisel Verileriniz
İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.
Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi
Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:
İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi
Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi
Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi
Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi
Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,
Organizasyon ve etkinlik yönetimi
Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,
Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,
Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,
Sair tüm yasal yükümlülükler.
Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği
Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.
İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.
Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.
Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.
Kişisel Verilerin Saklama Süresi
Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi
Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.
Kişisel Verilerinizin Güvenliği
Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.
Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları
Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.
6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:
• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,
• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.
Hak ve Talepleriniz İçin İletişim
Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.
“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.
Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.
Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.
Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.
Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.
Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.
Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.
