menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suat Kınıklıoğlu yazdı: İsrail’in yaklaşan sıkıntısı

16 0
24.03.2026

Son güncelleme: 24 Mart 2026 -

Suat Kınıklıoğlu yazdı: İsrail’in yaklaşan sıkıntısı

ABD’de Demokrat Parti’nin 2028 için en güçlü başkan adaylarından biri olan Gavin Newsom, kendini İsrail’in dostu olarak tanımlayan bir siyasetçi. 2023’te Hamas’ın 7 Ekim saldırısından sonra İsrail ile dayanışma göstermek için İsrail’i de ziyaret eden birisi. 2028’de Demokrat Parti’nin başkan adayı olabilmek için aylardır Trump’a karşı sert ve bazen mizahı da etkili kullanarak demokrat seçmenin gönlünü kazanmaya çalışıyor. Başkan adaylığı yolundaki ilk aylarda İsrail’e desteğini ifade etmekten çekinmiyordu ama ABD’de İsrail konusunda tarihi bir dönüşüm söz konusu – özellikle Demokrat Parti kanadında.

Demokrat Parti tabanındaki hissiyatın idrakinde olan Newsom bu yüzden geçen haftalarda İsrail’i bir “apartheid devleti” olarak tanımlamaya kadar giden eleştirileri ağzına almaya başladı. Her ne kadar daha sonra bu görüşlerini yumuşatsa da Newsom’daki değişim, ABD’de İsrail konusunda zuhur eden yapısal ve ciddi dönüşümün bir yansıması. Gazze’de işlenen vahşi soykırım, İsrail lobisinin Amerikan siyasetindeki etki ve nüfuzunu ABD’deki kamusal tartışmanın merkezine oturttu. Ana Kasparian, Cenk Uygur ve Tucker Carlson gibi ABD medyasında önemli görünürlüğü olan isimlerin İsrail lobisini açıkça eleştirmeleri; ABD’yi önceleyen bir siyasetle iktidara gelen Trump’ın esasında İsrail’i önceleyen bir siyasete yönelmesi ve bunun İran’a yapılan saldırı ile iyice somutlaşması, ABD’de özellikle iki partinin gençlerinde ciddi bir kırılmaya yol açtı. Nick Fuentes gibi ABD’de gençler üzerinde etkili yorumcuların İsrail’i açıkça Amerikan siyasetini esir almakla suçlaması, ABD’nin İsrail için savaşa girmesinin ayyuka çıkması, Trump’ın ABD’yi bir kez daha sonu belli olmayan savaşlara sokmama vaadine rağmen İran’da ABD’yi tarihinin en az desteklenen savaşına sokması hem MAGA tabanında hem de Cumhuriyetçi Parti’de ciddi bir hayal kırıklığı ve bezginliğe yol açmış durumda.

ABD’de artık İsrail yanlısı AIPAC’tan parasal yardım almak, İsrail’i ziyaret etmiş olmak, İsrail’e güçlü destek veren siyasetçilerle aynı fotoğraf karesinde bulunmak siyasal bir yük haline gelmiş durumda. ABD’de özellikle Demokrat Parti’nin sol kanadı bu konuda öncülük ediyor, bu konuda barometre görevini görüyor. Hem Kasım ayında yapılacak ara seçimlerinde hem de 2028 başkanlık yarışında İsrail’e müzahir görünmek, ABD siyasetinde sıkıntılı bir bagaj taşımak anlamına gelmeye başlayacak. Bunu şimdiden aday adaylarının açıklamalarından, sosyal medyadan ve sesleri gittikçe yükselen muhafazakâr yorumcuların programlarından anlamak mümkün.

Peki bu bizim için ne anlama geliyor?

Her şeyden önce bu, gelecekte ABD’nin bizim bölgeye daha az İsrail gözlüğüyle bakmasına yol açacak bir dönemin başlangıcını haber veriyor gibi. ABD’de Kongre’nin iki kanadında da İsrail’e kendini borçlu hisseden siyasetçilerin azalması anlamına geliyor. Şüphesiz ki bu, gelecekte bölgeye yönelik daha dengeli ve adil bir siyasetin oluşması için umut barındırıyor.

Fakat bu oldukça sancılı bir süreç olacak.

İsrail ve Amerikan Yahudilerinin şahinleri bu tehlikenin farkında ve ABD’de önemli medya araçlarını satın almaktan tutun, sosyal medyada TikTok gibi önemli mecraları kontrolleri altına aldılar. Elon Musk vasıtasıyla Twitter’da zaten İsrail lehine önemli oranda sansür uygulanmakta.

İsrail ordusuna en büyük bağışları yapan ve Netanyahu’nun da yakın arkadaşı olan Larry Ellison, Paramount Global (CBS televizyon kanalı), Warner Brothers ve Discovery Grubu (görüşmeler devam ediyor) ve TikTok Ellison’un bünyesi altında. Ellison, Skydance Medya Grubu vasıtasıyla Hollywood medyası ile teknoloji ile beslenen yeni medyaları eklemleme çabasında.

Önümüzdeki yıllarda ABD’de Washington’un ruhu için acımasız bir mücadele yaşanacak. Amerikan halkının ve elitlerinin bir kesimi İsrail’in ABD siyasetindeki rolünü ve etkinliğinin azaltılmasını isteyecek. İsrail’i önceleyen lobi buna şiddetle karşı koyacak ve elindeki muazzam parasal gücü bu amaca yönelik kullanacak.

Uluslararası arenada ABD çoğu zaman züccaciye dükkanına giren bir fil kadar özensiz bir aktör. Washington’da İsrail lobisinin etkisinin azalması hem ABD hem bölgemiz için sağlıklı ve arzu edilen bir gelişme olacaktır.

Bu mücadeleyi izlemeye devam edeceğiz.

ABD İran Savaşı 2026 İsrail

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Suat Kınıklıoğlu / Diğer yazıları

Suat Kınıklıoğlu yazdı: İran Kürtleri ve tehlikeli ayaklanma senaryoları

Suat Kınıklıoğlu yazdı: İsrail’in yeni düşmanı Türkiye mi?

Suat Kınıklıoğlu yazdı: Seks, yalanlar ve kasetler

Suat Kınıklıoğlu yazdı: Büyük dönüşümlerin ortasında Türkiye nereye

Suat Kınıklıoğlu yazdı: Hangi tarafta olmalıyız?

Suat Kınıklıoğlu yazdı: Hikâye bitti

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Haftanın diğer yazıları

Yusuf Tunçbilek yazdı: La bu İrancılar size ne etti kardeşim?

Mehmet Tatlı yazdı: Kürt basınında DEM Parti’ye eleştirilerin dozu artıyor

Nuray Mert yazdı: İran savaşı üzerine birkaç not

Gülayşe Koçak yazdı: İran, seçici körlükler, çifte standartlar

Kemal Can yazdı: Muhalefetin geniş imkânları

İsmail Fatih Ceylan yazdı: Selahattin Eyyübi ve Amerikan haçlı ordusu

Ruşen Çakır yazdı: Milli Görüş’ten geriye ne kaldı?

Tarık Çelenk yazdı: İlber........

© Medyascope