menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ruşen Çakır yorumladı: Türkiye’de solcu olmak ve solcu kalabilmek mümkün mü?

26 0
28.06.2026

Manşet  Ruşen Çakır yayınları

Son güncelleme: 28 Haziran 2026 -

Ruşen Çakır yorumladı: Türkiye’de solcu olmak ve solcu kalabilmek mümkün mü?

28 Haziran 2026 Pazar

Tercih edilen kaynak olarak ekle

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Türkiye’de sol kimliğin giderek zayıfladığını belirterek, gençler arasında kendisini “solcu” olarak tanımlayanların oranının yüzde 2’nin altına düşmesini “moral bozucu” olarak değerlendirdi. Çakır, buna rağmen ömrünün sonuna kadar kendisini solcu ve komünist olarak tanımlamayı sürdüreceğini söyledi.

Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.

Ruşen Çakır, Türkiye’de sol kimliğin zayıfladığını ve gençler arasında solcu tanımının yüzde 1,9’a düştüğünü belirtti.

Kendi siyasi yolculuğunu paylaşan Çakır, sol içindeki fraksiyonlaşmaların hareketi zayıflattığını vurguladı.

Aşırı sağın, geçmişte solun güçlü olduğu bölgelerde yükseldiğine dikkat çekti ve dünyada sol yönetimlerin azaldığını ifade etti.

Çakır, yaşamı boyunca kendisini solcu olarak tanımlamaya devam edeceğini açıkladı ve devrimci mücadelenin unutulmaması gerektiğini söyledi.

Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, “Türkiye’de solcu olmak ve solcu kalabilmek mümkün mü?” başlıklı yayınında kişisel siyasi yolculuğundan hareketle Türkiye’de ve dünyada sol hareketin bugünkü durumunu değerlendirdi.

14 yaşındayken Galatasaray Lisesi’nde okuduğu dönemde kitaplar aracılığıyla sol düşünceyle tanıştığını anlatan Çakır, 1976’nın hem CHP’nin yükselişe geçtiği hem de 12 Mart sonrasında sol hareketin yeniden toparlanmaya başladığı bir dönem olduğunu söyledi.

Yaklaşık yarım asırdır kendisini solcu olarak tanımladığını belirten Çakır, zaman içinde sosyalist, komünist ve devrimci kimliklerini de benimsediğini ifade etti. Kendisine zaman zaman “liberal”, “Nurcu” ya da “Nakşi” gibi yakıştırmalar yapıldığını söyleyen Çakır, bunların hiçbirini kabul etmediğini dile getirdi.

“Solun en büyük kötülüğü yine solun kendisinden geldi”

Türkiye’de sol hareketin tarih boyunca devlet baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Çakır, bunun yanında sol içindeki fraksiyonlaşmaların, çatışmaların ve ayrışmaların da hareketi zayıflattığını söyledi.

“Solcu solcunun kurdu” ifadesini kullanan Çakır, solun en büyük zararlarından birini kendi içindeki bölünmeler nedeniyle yaşadığını dile getirdi.

“Gençler arasında solculuk yüzde 1,9”

Çakır, Hafıza Merkezi ile Gençlik Örgütleri Forumu’nun çözüm sürecine ilişkin araştırmasına değinerek, gençlere yöneltilen “kendinizi en yakın hissettiğiniz siyasi kimlik” sorusunun sonuçlarının dikkat çekici olduğunu söyledi.

Araştırmaya göre en yüksek oranın yaklaşık yüzde 40 ile Atatürkçülük olduğunu aktaran Çakır, bunu milliyetçilik, İslamcılık ve cumhuriyetçiliğin izlediğini belirtti. Solculuğun ise yüzde 1,9 seviyesinde kalmasının kendisini derinden üzdüğünü ifade etti.

Çakır, geçmişte birlikte mücadele ettiği birçok kişinin artık kendisini solcu olarak tanımlamadığını, buna rağmen dünyada sömürü ve gelir adaletsizliği sürdükçe sol düşüncenin varlığını koruyacağına inandığını söyledi.

“Batı’da geçmişte solun güçlü olduğu bölgelerde aşırı sağ yükseldi”

Batı’da geçmişte solun güçlü olduğu bölgelerde aşırı sağın yükselişine dikkat çeken Çakır, bugün dünyada kendisini sol olarak tanımlayabilecek yönetimlerin çok az olduğunu söyledi.

Çin’i sol bir ülke olarak değerlendirdiğini ancak Kuzey Kore’nin bu tanımın dışında kaldığını belirtti.

“Ölene kadar solcu kalmak istiyorum”

Konuşmasının sonunda bunun bir “iç dökme” olduğunu söyleyen Çakır, hayatını kaybeden sol mücadele arkadaşlarının anısının bile kendisi için bu çizgiyi sürdürmeye yeterli olduğunu ifade etti.

Yayını, Küba Devrimi’nin simge isimlerinden Che Guevara’ya ithaf eden Çakır, Guevara’nın devrimci mücadelesinin ve adanmışlığının unutulmaması gerektiğini söyledi.

Türkiye ve Dünya solu

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Nur Mehmet Güler yazdı: Sosyalist sol ile Kürt hareketi arasındaki teorik ayrışma üzerine

Cevat Düşün yazdı: Solculuk gerçekten bitti mi?

İslam Özkan yazdı: Pedro Sanchez’in Filistin duyarlılığı ve Marksizme dair görüşleri

Ruşen Çakır / Diğer içerikleri

Ruşen Çakır yazdı: “İlliberal barış”

Hüseyin Kocabıyık ile “derin devlet”, “derin Türkiye” ve “bürokratik oligarşi” üzerine söyleşi

Özgür Özel’in Diyarbakır çıkartmasının anlam ve önemi | Ruşen Çakır yorumladı

Vahap Coşkun ile söyleşi: Özgür Özel Diyarbakır’da umduğunu bulabildi mi?

Haftaya Bakış (321): Özel Diyarbakır’da Kılıçdaroğlu Ankara’da | NATO Zirvesi tutuklamaları 

Ruşen Çakır yorumladı: Kılıçdaroğlu’nun başlamadan biten İstanbul çıkartması

Haftanın en popüler içerikleri

Ruşen Çakır yorumladı: AK Parti’nin kapısında transfer kuyruğu

Tarık Çelenk yazdı: Kadir İnanır’ın ardından

Kuş cenneti gezisine katılanlara NATO gözaltısı: İşte........

© Medyascope