Duran Kalkan Ruşen Çakır’a konuştu: İşte röportajdan öne çıkanlar
Ruşen Çakır yayınları
Son güncelleme: 19 Temmuz 2026 -
Duran Kalkan Ruşen Çakır’a konuştu: İşte röportajdan öne çıkanlar
Tercih edilen kaynak olarak ekle
İSTANBUL (Medyascope) – Yeni çözüm sürecinde PKK/KCK’nin üst düzey isimleri kendi medya kuruluşları dışında kimseye açıklama yapmamıştı. Örgüt kapısını ilk kez Medyascope’a açtı. Duran Kalkan Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’a konuştu. Röportajın öne çıkan bölümlerini derledik.
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
Duran Kalkan, yeni çözüm sürecinin 2013’ten farklı olduğunu belirtti ve siyasal çözümlere ihtiyaç olduğunu söyledi.
Öcalan’ın açıklamalarını beklenmedik bulduklarını ifade eden Kalkan, savaşın sona ermesi gerektiğini vurguladı.
CHP’nin daha aktif olmasını ve yasal siyasetin önünün açılmasını istedi.
Kalkan, yasal siyaset yapmak istediklerini ve Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması gerektiğini belirtti.
NATO’nun Türkiye için bir tehdit olduğunun altını çizdi.
Örgütün üst düzey yöneticisi Duran Kalkan, yeni çözüm sürecinin 2013’teki gibi olmadığını belirtti. Gazze savaşı ve Türkiye-Kürdistan sürecini birlikte okumanın fayda sağlayabileceğini söyleyen Kalkan, “Bir de 2015’ten bu yana yaşanan bir süreç var, savaş gerçeği. O da yeni şeyler ortaya çıkardı. Yani önceki gibi değil. Hem kendi savaşımızla bir noktaya geldik. ‘Artık nereye kadar?’ sorusu gündeme geldi. Bu nereye gidecek? Bir çözüm gerekli buna. Her şey savaşla çözülmez. Savaş açığa çıkarır, çoğu zaman siyaset çözer. Dolayısıyla hem çözümün zamanı hem de siyasetin zamanı geldi” dedi.
Abdullah Öcalan’ın “Ulus-devlet istemiyoruz, özerklik istemiyoruz, her türlü kültüralist arayışı yok” çıkışına çok şaşırdıklarını söyleyen Kalkan, “Bazı şeylerin önü de gerçekten çok kapalı. Antidemokratik yaklaşımlar çok. Siyasete işlerlik kazandırılmıyor. Dolayısıyla evet, biraz şaşkınlık oldu. Fakat biz hazırlıklıydık, topluyduk mesela; örgüt olarak, yönetim olarak anında değerlendirdik. En erken cevabı verdik. 1 Mart’ta açıklama yaptık ve bir de ateşkes ilan ettik hemen cevap olsun diye. Bu düzeyde bir hazırlığımız da vardı” diye konuştu.
Medyascope Kandil’de | Duran Kalkan Ruşen Çakır’a konuştu: “Bu süreç batmayacak”
“Yüzde 100 oyun yok diyemeyiz”
Ruşen Çakır’ın toplumda “Erdoğan’ın oyunu var, Öcalan ve örgütü o oyunun parçası oldu” düşüncesinin yaygın olduğunu hatırlatması üzerine Duran Kalkan şunları söyledi:
“Şimdi oyun olabilir. Biz şey etmiyoruz. Yani oyun değil diyemeyiz. Herkesin kendi bileceği bir iş. Herkesin kendi yaptığı bir durum. Biz de yüzde 100 oyun yok demiyoruz. Çağrılar yapanlarla, tartışma yürüttüklerimizle yüzde 100 aynı görüşte değiliz ve böyle güvenle ya da ortak düşünceyle yürümüyor. Herkes kendi düşüncesiyle yürüyor. Fakat oyun da olsa bir politika yapmanın önü açılıyor mu? Yeni şeyler yapmak için imkân doğuyor mu? Biz ona bakıyoruz.”
“Şimdi oyun olabilir. Biz şey etmiyoruz. Yani oyun değil diyemeyiz. Herkesin kendi bileceği bir iş. Herkesin kendi yaptığı bir durum. Biz de yüzde 100 oyun yok demiyoruz. Çağrılar yapanlarla, tartışma yürüttüklerimizle yüzde 100 aynı görüşte değiliz ve böyle güvenle ya da ortak düşünceyle yürümüyor. Herkes kendi düşüncesiyle yürüyor. Fakat oyun da olsa bir politika yapmanın önü açılıyor mu? Yeni şeyler yapmak için imkân doğuyor mu? Biz ona bakıyoruz.”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin el sıkışması ve çözüm sürecini başlatmasına şaşırdıklarını, kendi aralarında tartıştıklarını ifade eden Duran Kalkan, “Böyle bir çıkış, savaşın bu koşullarında Devlet Bahçeli tarafından oluyorsa bu yanlış değil, anormal değil. Doğruya yakın olandır. Çünkü savaşmayandan bu gelişmez ki, savaşmayanlar zaten hep diyorlardı savaş olmasın diye. Önemli olan onların savaş olmasın demeleri değildir. Savaşanların savaş olmasın demeleri kıymetlidir ve savaşı sona erdirebilir” dedi.
“Türkiye’ye karşı silahlı eylem yapan güç olmayacağız”
Eskisi gibi savaşın olmayacağını ifade eden Duran Kalkan şunları söyledi:
“Bir çağrı oldu. Bunu çok yerinde, anlamlı, hatta biraz da geç kalmış olarak gördük. Onu net söyleyebilirim. Türkiye’yi içten dıştan bazı çevreler çok kışkırttılar savaşa. Bizden kaynaklanmadı, oradan kaynaklandı. Ondan sonra sürecin gelişiminde biz kendi irademizle karar verdik. Kongremizi yaptık, kendi kararımızı aldık. Biz kendimizde bir değişim, dönüşüm, yenilenme yaratmak istiyoruz. Stratejik olarak değişim gerçekleştirdik. Şunu söyleyebilirim: Eskisi gibi savaş olmayacak artık. Yani bizden, eğer koşullar değişmez, yeni bir kongre olmadıkça -onu artık hangi örgüt yapar ne yapabilir- yeniden bir stratejik değişim kararı alınmadıkça, mevcut kararlılıkla biz Türkiye’ye karşı silahlı eylem yapan güç olmayacağız, durdurduk bunu, bu stratejiyi sona erdirdik. Diyelim ki mevcut durumda üzerimize saldırı olursa şu haliyle elbette kendimizi savunacağız. O pozisyondayız. Fakat şunu istiyoruz: Siyasetin önü açılsın, demokratik siyaset yapma imkânı ortaya çıksın. Biz de bu sürece demokratik siyaset yaparak katılalım, bu Kürtlerin ve Türkiye toplumunun lehine olsun. Onlara hizmet edelim siyasi açıdan.”
“Bir çağrı oldu. Bunu çok yerinde, anlamlı, hatta biraz da geç kalmış olarak gördük. Onu net söyleyebilirim. Türkiye’yi içten dıştan bazı çevreler çok kışkırttılar savaşa. Bizden kaynaklanmadı, oradan kaynaklandı. Ondan sonra sürecin gelişiminde biz kendi irademizle karar verdik. Kongremizi yaptık, kendi kararımızı aldık. Biz kendimizde bir değişim, dönüşüm, yenilenme yaratmak istiyoruz. Stratejik olarak değişim gerçekleştirdik. Şunu söyleyebilirim: Eskisi gibi savaş olmayacak artık. Yani bizden, eğer koşullar değişmez, yeni bir kongre olmadıkça -onu artık hangi örgüt yapar ne yapabilir- yeniden bir stratejik değişim kararı alınmadıkça, mevcut kararlılıkla biz Türkiye’ye karşı silahlı eylem yapan güç olmayacağız, durdurduk bunu, bu stratejiyi sona erdirdik. Diyelim ki mevcut durumda üzerimize saldırı olursa şu haliyle elbette kendimizi savunacağız. O pozisyondayız. Fakat şunu istiyoruz: Siyasetin önü açılsın, demokratik siyaset yapma imkânı ortaya çıksın. Biz de bu sürece demokratik siyaset yaparak katılalım, bu Kürtlerin ve Türkiye toplumunun lehine olsun. Onlara hizmet edelim siyasi açıdan.”
“CHP kendi iktidar kavgaları yerine Türkiye’yi dert etsin”
CHP’nin bu süreçte daha aktif olması gerektiğini ifade eden Duran Kalkan, şöyle konuştu:
“Dertleri nedir? Bence onlar kendi dertlerini yeniden gözden geçirseler iyidir. Bu dar particilik CHP’yi bu hale getirdi. Bunu doğru bulmuyoruz, bu siyasi yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Dolayısıyla da CHP’yi gerileten, geliştirmeyen, başarılı kılmayanın bu siyaset olduğu kanaatindeyiz. Bunun yerine, bu kendi içlerinde bu kadar iktidar kavgasının yerine biraz dert edinseler Türkiye’nin sorunlarını, meselelerini; demokrasi meselesini, Kürtlerin özgürlük meselesini, Türkiye’nin güvenlik meselesini… Ortadoğu’daki savaş göz önünde… Bu Türkiye’nin etrafında oluyor ve bu savaş Türkiye’yi birebir, 24 saat etkiliyor. Yarının ne olacağı da belli değil. Bunları dert edinseler CHP bu darlıktan, dar boğazdan çıkabilir. Türkiye toplumuna kendisini bence daha iyi anlatabilir.”
“Dertleri nedir? Bence onlar kendi dertlerini yeniden gözden geçirseler iyidir. Bu dar particilik CHP’yi bu hale getirdi. Bunu doğru bulmuyoruz, bu siyasi yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Dolayısıyla da CHP’yi gerileten, geliştirmeyen, başarılı kılmayanın bu siyaset olduğu kanaatindeyiz. Bunun yerine, bu kendi içlerinde bu kadar iktidar kavgasının yerine biraz dert edinseler Türkiye’nin sorunlarını, meselelerini; demokrasi meselesini, Kürtlerin özgürlük meselesini, Türkiye’nin güvenlik meselesini… Ortadoğu’daki savaş göz önünde… Bu Türkiye’nin etrafında oluyor ve bu savaş Türkiye’yi birebir, 24 saat etkiliyor. Yarının ne olacağı da belli değil. Bunları dert edinseler CHP bu darlıktan, dar boğazdan çıkabilir. Türkiye toplumuna kendisini bence........
