İsa Hafalır yazdı – Suçla yüzleşip masumla barışmak: Diasporadan bir çağrı
Ben İsa Hafalır. 1979 Konya doğumluyum; ilkokul ve ortaokulu Akşehir’de okudum; 90’ların başında Fethullah Gülen cemaatinin “abi”leriyle tanıştım, ardından burslu okuduğum Samanyolu Fen Lisesi yılları geldi; üniversitede Bilkent’te Endüstri Mühendisliği okudum; 2001’de doktora için ABD’ye gittim (Caltech’le başlayıp sonrasında Penn State’te doktoramı tamamladım); 10 yıl Carnegie Mellon Üniversitesi’nde yardımcı doçent ve doçent olarak çalıştım. Son sekiz yıldır da Avustralya’da University of Technology Sydney’de ekonomi profesörü olarak görev yapıyorum.
Bu kısa biyografiyi “kimlik kartı” olsun diye yazıyorum. Çünkü aşağıda söyleyeceklerim, uzaktan bakanın “dışarıdan ahkâm” diye okuyabileceği bir yerde duruyor. Oysa benim hikâyem, Fethullah Gülen cemaatinin “görünür” dünyasının içinde başlayıp, yıllar içinde onun karanlık çekirdeğini ve bu çekirdeğin ülkeye verdiği hasarı görerek başka bir yere evrilen, kimileri için epey tanıdık olan bir hikâye (daha fazla bilgi için, bkz: bir blog yazısı, Medyascope söyleşisi.)
Şunu en baştan söyleyeyim: Yurtdışında benim gibi düşünen çok insan olduğunu biliyorum. Farklı ülkelerde, farklı mesleklerde, farklı görüşlerde; ama aynı cümleyi kurabilen insanlar:
“Darbe girişimine ve örgütlü suça itirazım var; fakat kolektif cezalandırmaya da itirazım var.”
Bu cümle, özellikle diaspora için basit bir “vicdan cümlesi” değil; aynı zamanda o insanın ailesiyle, işiyle, oturumuyla, çocuklarının geleceğiyle, kendi geçmişine bakışıyla hesaplaşarak kurmuş olduğu bir cümle.
Münferit Fikir Platformu da (MFP) benim açımdan böyle bir “dili yeniden kurma” ihtiyacından doğdu. İlk adıyla “Münferit Müslümanlar”ı Temmuz 2018’de kurdum; 2019 başında Yayın ve Yönetim Kurulu oluştu; yeni isim ve logo da sosyal medya üzerinden yapılan anketlerle belirlendi. Platformun iddiası başından beri şu oldu: “Grupların” değil, “ferdin” sesini güçlendirmek; din, cemaatler ve daha geniş anlamda düşünce dünyası üzerine özgürce konuşulabilecek bir alan açmak. MFP, zaman içinde büyüdü. Çok sayıda yazar katıldı, YouTube söyleşileri başladı (bu platformla ilgili bir Medyascope yazım şurada.)
Bugün bu çağrıyı yapmamın bir nedeni de zamanlama. Türkiye’de son dönemde “terörsüz Türkiye” başlığı altında yürüyen tartışmalar var; TBMM’de bu hedefle bağlantılı bir komisyonun çalıştığı hepimizin malumu. Kürt meselesinde, Öcalan’ın silahsızlanma/fesih çağrısı, ardından PKK’nin kendini feshettiğini duyurduğu haberleri ve sürecin farklı aşamalarına dair açıklamalar, “barış” kelimesinin en azından yeniden telaffuz edilebildiği bir iklim yarattı.
Yakın zamanda diasporadan yayımlanan “Yeniden İnşaya Ortak Olacağız” metni de, TBMM’de Bahçeli–DEM tokalaşmasını bir eşik olarak anıp, “demokratik çözüm arayışı”nın yeniden görünürleştiğini ve diaspora birikiminin demokratik bir Türkiye’nin inşasına katkı sunmaya hazır olduğunu söylüyor. Bence bu çok........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar