Göksel Göksu yazdı: CHP mitingleri sağır odaları aşabiliyor mu?
CHP 19 Mart operasyonları ile birlikte sokağa çıktı ve o gün bu gündür “Millet iradesine sahip çıkıyor” mitingleri düzenliyor. Hem de haftada iki kez. Hafta sonları kah Hatay’da kah Tekirdağ, Mardin, Amasya, Kırıkkale, Samsun, Denizli’de… Haftaiçi mitinglerinin adresi ise İstanbul’un ilçeleri… İstanbul’daki son miting, AKP’nin her seçimde yüzde 50’nin üzerinde oy aldığı ve bu nedenle de kalesi olarak bilinen Bağcılar’daydı.
Bağcılar mitinginin anlattıkları pek çok nedenle önemli.
Önemli çünkü Bağcılar 2024 seçimlerinde İstanbul’da tercihini ısrarla AKP’den yana yapan 13 ilçeden biri. Her ne kadar CHP aldığı yüzde 32.87 oy oranıyla geçmişe kıyasla çıtasını yukarıya taşımış, varlık göstermiş olsa da bu durum ilçede yaşayan her iki kişiden birinin AKP’li olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Önemli çünkü Bağcılar her ne kadar İstanbul’un ilçesi olsa da, bu dev metropolün 39 ilçesi var ve ilçelerin birinden diğerine gitmek, sıradan bir İstanbullu için başka bir şehre gitmekle eşdeğer olabiliyor. Bağcılar’a gitmek de öyle. Burası 750 bin nüfusuyla İstanbul’un en büyük üçüncü ilçesi olmasına karşın kentin bir başka yerinde yaşayanlar için, başka şehir kategorisine girecek kadar büyük bir ilçe. Kendine has dinamikleri var.
İlçe nüfusunun Bayburt, Tunceli, Ardahan, Gümüşhane, Kilis ve daha pek çok ilin nüfusunun kat be kat üstünde olduğu dikkate alındığında o dinamikleri tahayyül etmek daha kolaylaşabilir. Tıpkı o illerdeki gibi kendi zengini, kendi yoksulu, kültürü, yaşam biçimi, siyasi partilere yakınlığı ya da mesafesi, gençlik kitlesi, yardımlaşma ağları, esnafı, tüccarıyla varlık gösteren bir ilçe Bağcılar. Böylesine büyük olması yanıltmamalı yine de… Çünkü İstanbulluların rahatını bozup da -hiç değilse en az bir kez- “Haydi bugün de Beyoğlu’na ya da Eminönü’ne gidip biraz hava alalım, azıcık da alışveriş yapalım” diyerek yollara düşmeyi göze alması ne kadar gerçekse, vakit geçirmek için Bağcılar’ı seçmediği de bir o kadar bilinen bir gerçek.
Hatta değil Bağcılar’a gitmek, yerini sorsanız bilemeyecek binlerce kişi vardır… Geçerken uğranacak bir yer değil yani…
Öyle ki burada akşam saati düzenlenecek bir mitinge, İstanbul’da yaşayan birinin kalkıp gitmesi için bir gününü ayırması bir yana; kentin neresinden yola çıktığına bağlı olarak, 500 ila 1500 Tl tutarındaki yemek ve yol parasını gözden çıkarması gerek. Miting için gidenler için ek olarak uğruna bedel ödemeyi göze aldığı bir davaya, inanca, umuda, kaygıya ya da benzer motivasyonlara ihtiyaç var.
Buna 19 Mart operasyonlarının üzerinden bir yıl geçtiği, şimdiye dek yapılan çağrılara hiç cevap alınamadığı, hatta iktidarın tavizsiz-katı tutumunun giderek pekiştiği gerçeğini de ekleyince, Bağcılar mitinginin düzenlendiği meydan önem kazanıyor.
Bu projeksiyondan bakıldığında, yılgınlığa kapı aralayacak bunca realite dikkate alındığında Bağcılar’daki mitingin sönük geçmesi beklenir.
Öyle ya bir yıl boyunca giderek ağırlaşan yaşam koşullarına rağmen kim ajandasına her hafta düzenlenen mitinglere gitmeyi koyar? Üstelik hafta içi ve akşam vakti!
Oysa Bağcılar meydanı dolu! Üstelik kıpır kıpır, yerinde duramayan bir kitlenin meydana dağılan devinimi hissediliyor. Sanki uzun zamandır mitinge gitmemiş gibi alanı dolduranlarda… Farklılıklarını ellerinde kimlik kartı gibi tuttukları kırlangıçlarla ifade edenlerle, sözlerini dövizlere dökerek eşlik........
