menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Berrin Sönmez yazdı: İktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor?

30 1
13.12.2025

Söylem ve eylemin örtüşmediğini, hemen her alanda ilan edilen politikaların tam tersine sonuç yarattığını gösteren olaylı bir haftayı daha geride bıraktık. Yazdığım anda dilimi ısırmak ihtiyacı duyduğum bir cümle oldu. Hemen ufak bir düzeltme yapayım. Cuma öğleden sonra yazıya başladığımda henüz yeni bir sansasyonel ya da acı haber veya taze operasyon bilgisi gelmediğini belirterek temkinli olmakta fayda var. Belirsizlikler ülkesinde insanın önünü göremeyecek kadar koyu sis içinde hayatta ve güvende kalmaya çalışmaktan öte şansı yok gibi. Nitekim bir yakınımın “komando refleksiyle yaşamaktan” bahsettiğini hatırlıyorum. Her an her yönden bir tehlike gelme ihtimalini hatırda tutarak yaşadığını söylemişti. Sabah evden çıktığı andan itibaren tehlikenin nereden gelebileceğini gözlemek, akşam eve dönebilmek, ailesini sağ salim bulmak. Galiba toplumun çok geniş bir kesimi yaşam beklentisinde çıtayı bu seviyeye indirmiş. Daha kötüsü, bu kadar şanslı olmayan pek çok kişi ve aile var. Kimi derin yoksulluğun kıskacında çaresiz. Kimi iktidar alternatifi olmaya aday siyaset üretme becerisi nedeniyle susturulmak, unutturulmak istenmesinden. Kimi mesleğini icra ederek haber ve yorum yapmasından ve topluma ulaşmasından dolayı evine dönemiyor. Kimi de ya biatı ’da kaldığı için. Kimi güç zehirlenmesine yol açan iktidarın iç çekişmesinde fail ya da kurban…

Pendik’te beş çocuklu, kâğıt toplayıcılığı ile geçinmeye çalışan bir ailenin dramı mesela iktidarın aile politikasının ters teptiğine mi yoksa tersine işletildiğine mi işaret eder? “Kimsesizlerin kimsesi” olmak iddiasıyla iktidara geldiler ve iddialarından vuruldular, dedirten olaylardan birisi. Üç çocuk yanarak öldü. En büyükleri yoğun bakımda entübe, hayata tutunmaya çalışıyor. Geçen yıl İzmir’de çok benzer bir facia yaşandığı zaman iktidar mensupları ahlakçı söylemlerle sorumsuzluklarını gizlemeye çalışmışlardı. Şimdi de yangın ve ölüm haberleri maalesef anne-babanın suç kaydı bilgisiyle birlikte duyuruldu. Üç çocuk ölmüş yangında, biri ağır yaralıyken anne babanın suç kaydı kimin umurunda olur. Görevini yerine getirmeyen, insanı yaşatamayan iktidarın bahanesi olur ancak. Hem de aile yılında… Hem de Erdoğan “üç de yetmez beş doğur” derken doğanları hayatta ve güvende tutulmayan iktidar politikası, yoksulluğu yönetiyor ama yaşatamıyor. Devletin çocukları koruma yükümü, aileye sosyal destek yükümü, suç kaydı bilgisi sızdıran iktidarın umurunda değil. Geçmişte kaldığını düşündüğümüz fakir suçu, fikir suçu tanımları bugün de aynıyla geçerli. Fakirliği yok etmesi, sosyal devlet niteliğiyle kamu kaynaklarını her yurttaş için efektif kullanması gerekenler suçu fakirin kendisine atmaya çalışıyor.

Bir de TBMM taciz skandalı çıktı karşımıza. Stajyer lise öğrencileri Meclis’te görev yapacakları için çok mutluydu şüphesiz. Aileler güvenle gönderdi muhtemelen. Ancak bir stajyerin yaşadığı cinsel saldırı suçunu anlatması ve ailenin savcılık başvurusu ardından Meclis restoranındaki pislik ortalığa saçıldı. Ve gerisi çorap söküğü gibi........

© Medyascope