Alişer Delek yazdı: Dinlemediklerimizden misiniz?
Herkes karşı mahallenin ılımlısını, kendi mahallesinin holiganını seviyor. Bu kolay kolay da yıkılabilecek bir durum değil. Toplumsal vakalarda ayrışmalar anlaşılır ve normal. İnsanın doğasında var olan kendini bir yere ait hissetme güdüsünün bir tezahürü belki de. Ancak toplumsal ilerlemenin önündeki en büyük engel de bu aidiyetin bir “körlük” noktasına varması.
Klasik bir teorem: tez ve antitezin çarpışmasıyla ortaya sentez çıkar. Ancak bugün bu çarpışma gerçekleşmiyor. Çünkü taraflar artık meydanlarda ya da fikir kürsülerinde değil, kendi “yankı odalarında” buluşuyor. Ne tez anti-teze kavuşuyor ne de ortaya bir sentez çıkıyor.
Kendinizden pay biçin; en son ne zaman sizin gibi düşünmeyen birisini dinlediniz? En son ne zaman birisine “doğru söylüyorsun aslında” dediniz?
Toplumun bu durumu kabullenmesi ve üzerine bir de bu kutuplaşma üzerine sörf yapan siyasetçiler işin çözümünü oldukça........
