Emperyalizmin İkizleri Etnik Bölücülük Ve Dinsel Gericilik-Rifat Esen Yazdı
Ulusal Kurtuluş Savaşımızı meşruiyet temelleri üzerinde başarıya ulaştıran “Kuvay-i Milliye”nin Gazi Meclisi’nde oluşturulan “Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun gündemine alınan, özü “Kürt Sorunu” olarak adlandırılan sorun uzun zamandır Türk kamuoyunu meşgul ediyor, Cumhuriyetimizin kuruluş değerleri ile ilgili ciddi endişe yaratıyor. Bu komisyonun hazırladığı Rapor’un içeriğini tam olarak yansıtmayan, adeta “kapalı kapılar arkasında hazırlandığı izlenimini veren kanun tasarısı” 08 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Adalet Komisyonu’ndaki hararetli tartışmalar sonrası İYİ Parti’nin dışındaki partilerce kabul edilerek TBMM Gelen Kuruluna sunuldu. Gerek içeriği gerekse de hazırlanış şekli itibariyle yerleşik demokratik teamüllere pek uymayan, kimler tarafından ve nerede hazırlandığı yeterince açık olmayan bu “Kanun Tasarısı”nın, gerek içeriği gerekse de hazırlanış şekli itibariyle yerleşik demokratik teamüllere uyduğu söylenemez. Önce “Bebek Katili, Bölücübaşı”nın onayına sunulmuş, sonra da adeta “yangından mal kaçırırcasına” “AKP, MHP, DEM ve HÜDA- PAR ittifakı” tarafından alel acele imzalanan bu tasarı, sanki bir yerlere verilen zaman taahhüdünün varlığını andırırcasına siyasi partilere kısa zamanda imzalanmak kaydıyla gönderilmiş, 20 dakika gibi çok kısa bir süre sonra da TBMM Adalet Komisyonu’na sunulmuştur.
Ülkemizin laik, demokratik, üniter yapısı açısından son derece kritik bir nitelik ve öneme sahip olan ve tarihsel bir kırılmaya yol açma potansiyeli olan bu gelişmeyi daha iyi kavramak için tarihsel süreç içindeki gelişimine göz atmak da yarar var.
Batı Avrupa’da “Rönesans ve Reform”, “eleştiri ve sorgulama kültürü ve özgür düşünce”nin önünü açmış, bu süreç ise önce “Aydınlanma Devrimi”ne, ondan da “Sanayi Devrimi”ne evrilmişti. Bunların sonucunda İngiltere, Fransa, Hollanda ve Almanya, ekonomik, askeri ve siyasi olarak çok güçlü bir konuma ulaşırken, bu süreci ıskalayan Osmanlı Devleti ise önce gerileme sonra da hızla çöküş sürecine girmişti. Yeni fetihlerin durması ile ağır askeri masrafların artışının karşılanmasında çekilen zorluklar, vizyoner güçlü Osmanlı hükümdarlarının yerini güçsüz, dar görüşlü silik, hatta hasta ve deli........
