Doğayı Anlamak – Nafiz Şahin Yazdı
İnsanların sevdikleri hayvanlar genelde at, aslan, kaplan, kedi, köpek falandır.
Benimkiler bal porsuğu, dağ keçisi ve cüce keçi…
Bal porsuğu kararlılığın ve korkusuzluğun simgesi…
Boyuna bakmadan, koca aslanlara, kaplanlara kabadayılık yapıp, onları kaçırıyor. Geri adım yok! Kaçmayan olursa da zıplayıp, ısırıyor.
Dağ keçisi, düz kayalara tırmanıyor. Dağların tepesinde, memleketim sokaklarındaki insandan daha güvenli…
Cüce keçi ise enerjinin ve sevimliliğin sembolü…
Hiç yerinde durmuyor. Zıplıyor, koşuyor, düşüyor, kalkıyor, başka hayvanların sırtına atlıyor.
Cüce keçi videolarını görünce, kaçırmam; izlerken gevşerim.
Elbette her canlının kendisine göre yetenekleri var.
Doğa, canlıları ihtiyaca göre şekillendirmiş ya da canlılar ihtiyaca göre gelişmiş…
Hani Darwin “Kullanılan organlar gelişir, kullanılmayan organlar körelir” demiş ya…
Zürafanın boynu ve bacakları neden uzun?
Kutup ayısı neden beyaz?
Köpek, bir sürü kokuyu neden anında süzebiliyor?
Çıta neden hızlı koşar?
Ceylan neden çıtadan da daha hızlı koşar?
Deve neden geviş getirir ve dikenleri yer?
Tavuk neden bir tane yumurtlarken, balık milyonlarca yumurtlar?
Bukalemun neden renk değiştirir?
Hepsinin bir gerekçesi var.
Kutup ayısı beyaz olmasa karlar üzerinde kamufle olamaz, aç kalır; balık milyonlarca yumurtluyor ama tamamına yakını başka balıklara yem oluyor, tavuklar gibi tek yumurtlasa soyu tükenir; ceylan yavaş koşsa av olur vb…
Halk........
