Haşlanmış Kurbağa Sendromu: Devletler Nasıl Uyutulur? – Melih Demirel Yazdı
Tarih boyunca devletleri yıkan şeylerin çoğu, kapıya dayanan ordular olmamıştır. Çünkü devlet aklı, görünen düşmanla mücadele etmeyi bilir. Asıl tehlike; yavaş ilerleyen, zamana yayılan ve toplum tarafından fark edilmeyen süreçlerdir. Sosyolojide “Haşlanmış Kurbağa Sendromu” olarak bilinen metafor tam da bunu anlatır. Ani tehlikelere karşı refleks gösteren toplumlar ve devletler, zamana yayılan tehditleri çoğu zaman normalleştirirler. Her gün biraz daha artan sorunlar, bir süre sonra sorun olmaktan çıkar ve hayatın olağan bir parçası hâline gelir.
İmparatorlukların çöküşü de çoğu zaman böyle başlamıştır.
Roma bir günde yıkılmamıştır.
Osmanlı bir gecede hasta adam olmamıştır.
Sovyetler Birliği sabah kalktığında dağılmış bir devlet haline gelmemiştir.
Çöküş, önce zihinlerde başlamış, devlet refleksleri zayıflamış, toplumsal dayanışma aşındırılmış, Kurumlar yavaş yavaş güç kaybettirilmiştir.
Ve en önemlisi; toplumlar, yaşanan değişimi fark edememiştir.
Bugün dünyanın yeni mücadele alanı tanklar, toplar ve tüfeklerden ibaret değildir.
Artık devletler ekonomik operasyonlarla, algı yönetimiyle, dijital kuşatmalarla, kültürel aşındırmalarla ve psikolojik harp yöntemleriyle karşı karşıyadır.
Bir ülkeyi işgal etmeden de teslim almak........
