Mehmet Uçum’un ısrarındaki sırlar – Hakan Paksoy Yazdı
Mehmet Uçum’un “Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecindeki son durum” başlıklı yazısının (5 Temmuz, Anadolu Ajansı) satır aralarında ilginç mesajlar var.
“Terörsüz Türkiye” hedefiyle ilgili bu açıklamaları hem dikkatli okumak hem de yazarın “Terörsüz Türkiye’ye geçiş ürecindeki son aşama” başlıklı önceki yazısıyla (18 Mayıs 2026, güncelleme: 28 Haziran, A.A.) birlikte değerlendirmek şart. Çünkü o yazıda verilen “Herkese siyaset sırası gelecek ama sabır” mesajının tekrarı (ya da ısrarı) yapılıyor; hem de “Süreç başarısız olursa sorumlusu siz olursunuz,” denilerek bir ithamda bulunuluyor.
Mesajlar kime mi? Anlamak için önce Mehmet Uçum’un anahtar kavramlara yüklediği anlamlara bakalım. Uçum bu iki kavramı yazısında:
Diyalog: “Terörün kesin ve devamlı surette her mecradan tasfiyesi için terörle ilgili muhataplar ve bağlantılı legal yapılarla yürütülen temastır. Diyalog, müzakere değildir.”
Müzakere: “Demokrasiyi ve özgürlükleri geliştirmek için Türkiye toplumunun tüm kesimlerinin doğrudan veya temsilcileri vasıtasıyla demokratik siyaset zemininde içinde olduğu ve Türkiye’nin tamamına ait bir siyaset tarzıdır.”
Görüldüğü üzere müzakere edilen kişiler için meşruiyet şartı var. Diyaloğa girenler içinde ise teröristler de var. Peki, bu teröristlerle devlet pazarlığı yapacaksınız da sonra ne yapacaklar? Zaten dananın kuyruğu buradan kopuyor.
Müzakere tanımı şöyle devam ediyor: “… ancak Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecinin........
