Ateş Çemberindeki Millî Varlığımız! – Hakan Paksoy Yazdı
“Lozan’da varlığını tescilleyen, Kıbrıs’ta kardeşinin imdadına yetişen, terörle mücadelede dağları titreten, Adalar Denizi’nde baskılar ve hukuksuzluklar karşısında geri adım atmayan, enginlere Türk mührünü vuran Türkiye; bugün de aynı tarihî şuurla ayaktadır.”
“Terörsüz Türkiye, bölgesel fırtınalar karşısında millî varlığımızın zırhıdır.”
“… bugün yakın coğrafyamızda harlanan ateş … kapımıza kadar dayanan tehlikeli bir yangına dönüşmüştür.”
Bu ifadeler MHP Grup Toplantısından.
Özellikle terörden arındırılmış bir hayat çok önemli, ama terör nasıl sonlanacak?
Lozan’da varlığını tescilleyen Türkiye bugün de ayakta mı? Evet, ayakta… Ancak aynı tarihî şuura mı sahip? Bakalım…
Bugün, 3 Kasım 2002’de iktidar olan ve o günden itibaren Lozan’ı tartışan / tartıştıran bir ideolojik yapı tarafından yönetiliyoruz. Lozan’ın gizli maddeleri yalanı yüzüncü yıl 2023’te dolunca bitti. Ama tartışma bitmedi.
Türk Milleti dün Kıbrıs’ta kardeşinin imdadına yetişmişti, doğru. Ancak darmadağınık Kıbrıs politikasıyla önce Annan Planı tehlikesi yaşandı. Bugün de Garantörlük hak ve yetkilerine rağmen Ada’da İsrail, ABD ve Fransız askerleri konuşlandı. Buna da ses çıkarılmadı.
Adalar Denizi’nde, Türkiye, dün “etrafı titretirken ve geri adım atmazken”, bugün 22 ada ve adacığımız 2004 yılından beri Yunan işgali altında.
Dün,........
