Kağıt Üzerinde Dernek, Sahada Sendika : Fevzi Coşkun’un Kaleminden TÖB-DER – Davut Köksoy Yazdı
Feyzi Coşkun’un “Çalışma İlişkileri Açısından TÖB-DER” (Eğitim-İş Yayınları) başlıklı çalışması, Türkiye’nin sendikal geçmişine ve toplumsal mücadele tarihine kıyısından köşesinden ilgi duyan herkesin kütüphanesinde mutlaka bulunması gereken bir eser. Coşkun, karşımıza sadece bir derneğin kronolojik tarihini çıkaran sıkıcı bir kronoloji koymuyor. Aksine, 1970’lerin o her anı hareketli, kutuplaşmış ama bir o kadar da diri Türkiye atmosferinde öğretmenlerin hak arama mücadelesini derinlemesine ve yapısal bir analizle masaya yatırıyor.
Ezber Bozan Soru: “Öğretmen Sadece İdealist Bir Figür müdür?”
Kitabın bence en can alıcı ve stratejik noktası, öğretmenlik mesleğini o bildiğimiz “ideolojik kutsallık” zırhından soyundurması. Coşkun, öğretmeni soyut bir kahraman olmaktan çıkarıp çalışma hayatının tam merkezine, kanlı canlı bir özne olarak yerleştiriyor.
Bizde geleneksel devlet aklı da toplum da öğretmeni hep şöyle kurgular: “Yemez, içmez, geçim derdi tasası olmaz; tek işi cehaletle savaşmaktır.” İşte TÖB-DER (Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği), tam olarak bu romantik ama hak öldüren algıyı yıktı. Kitap, derneğin bu zihniyet dönüşümünü nasıl başardığını şahane belgelerle anlatıyor. TÖB-DER, öğretmenin her şeyden önce bir kamu emekçisi olduğunu; enflasyon karşısında ezildiğini, evine ekmek götürme derdi taşıdığını ve dolayısıyla bir “çalışan” olarak hak araması gerektiğini yüksek sesle savundu.
Kağıt Üzerinde Dernek, Sahada Sendika
Kitabın çalışma ilişkileri literatürüne getirdiği en büyük yenilik, “hukuksal engellere rağmen fiilen hak mücadelesi yürütmek” kavramını işlemesi. Hatırlayalım; 1961 Anayasası’nın açtığı görece........
