menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa’ya yeni köprüler kurmak

23 0
17.07.2026

Geçen hafta bu köşede yayımlanan “Avrupa’daki Türkiye kökenli siyasetçiler” başlıklı yazımda, çeşitli Avrupa ülkelerinin parlamentolarına giren Türkiye kökenli siyasetçilerin sayısındaki artışa dikkat çekmiş, bunun karar alma mekanizmalarında Türk kökenli isimlerin giderek daha güçlü şekilde temsil edilmeye başlandığını gösterdiğini ifade etmiştim.

Ayrıca, ilgili kurumlarımızın ve dış temsilciliklerimizin, siyaset başta olmak üzere çeşitli alanlarda başarı kazanmış Türkiye kökenli isimlerle iletişimlerini güçlü tutmalarının önemini vurgulamıştım.

Yazımın ardından yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına duyarlı birçok okurum görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Gelen mesajlar, konunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bir okurum, “Türkiye kökenli siyasetçilerin sayısının artması sevindirici. Ancak bu isimlerin önemli bir bölümü artık yaşadıkları ülkelerin siyasi ve kültürel iklimi içinde yetişiyor. Türk diasporasını ilgilendiren konulara mesafeli duruyor, hatta zaman zaman bu başlıklardan özellikle kaçınıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Bir başka okurum ise AK Parti iktidarının ilk yıllarında yurt dışındaki Türklere yönelik önemli açılımlar yapıldığını, ancak son yıllarda bu çalışmaların ivme kaybettiğini belirtti. Bu süreçte Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerin vatandaşlığına geçişlerinin hızlandığını, buna rağmen Türkiye ile ilişkilerin aynı ölçüde kurumsallaştırılamadığını söyledi. Bazı sivil toplum kuruluşlarının ise kapsayıcı olmak yerine dışlayıcı bir görüntü verdiğini, bunun da iletişimi zorlaştırdığını dile getirdi.

Bazı okurlarım da Avrupa’daki Türkiye kökenli siyasetçiler arasında terör örgütlerine veya sözde Ermeni soykırımı iddialarına destek veren isimlerin bulunduğunu, bu nedenle Türkiye kamuoyunda zaman zaman rahatsızlık oluştuğunu hatırlattı.

Almanya da yaşayan bir okurum da, “Okudum, yüreğinize sağlık, güzel olmuş Gerçek şu ki, Almanların çocukları Türk kökenli çocuklarımız gibi bilgili değiller veya okuma isteğinde bulunmuyorlar” dedi.

Bir okurun görüşü de şöyle oldu:

“Güzel bir konu olmuş. Kadın erkek sayısı da eşit. Bizden 50 yıl ilerde oradaki siyasi Türkler. Çoğu mütevazı ailelerin çocukları, yani imkan, kültür bakımlarından. Alman meslektaşlarına göre, maça 2-0 geride başlayan,........

© Medya Günlüğü