Türkiye’nin yeni etki haritası
Bu yıl Sürdürülebilir Markalar Konferansı için “Sosyal medyada sürdürülebilirliğin farklı yüzleri” başlıklı bir ağ analizi çalışması yaptık ve sevgili hocam Haluk Gürgen ile birlikte konferansta inceledik. 6,1 milyon bağlantı üzerinden yaptığımız analizde ağ haritasının eksenleri, aksiyoner-destekçi yaklaşımı ile toplumsal ilgiler-kendine dönük ilgiler arasında şekillendi. Bu eksenler doğrultusunda birbiriyle bağlantılı ama ayrı ayrı ele alınması gereken dört ayrı persona belirledik.
Bu dört persona, aslında toplumun sürdürülebilirlikle kurduğu ilişkinin farklı lehçelerini konuşuyor.
İlki, aksiyoner ve toplumsal ilgisi yüksek “Politikler”. Onlar için sürdürülebilirlik bir yaşam tarzı değil, bir hak mücadelesi. Markalardan şeffaflık, kurumlardan ise radikal değişim bekliyorlar. İkincisi, toplumsal ilgisi yüksek ama destekçi kalan “Empatikler”. Onlar meseleye vicdani bir pencereden bakıyor; AHBAP gibi, LÖSEV gibi yapılarla dayanışma içinde olmayı, “biri bir şey yapsın, ben de destek olayım” demeyi tercih ediyorlar. Üçüncü grup aksiyoner ama kendine dönük “İyilikçiler”. Sürdürülebilirlik onlar için bireysel bir “iyi olma” (wellness) hali. Temiz gıda, yoga, sağlıklı yaşam gibi konularla, dünyayı kurtarmaya kendi bedenlerinden başlıyorlar. Ve son olarak “Duyarlılar”. Meseleyi entelektüel ve kültürel bir sermaye olarak sahiplenen bu kesim için sürdürülebilirlik, yapılması gereken bir işten çok, doğru tarafta durmanın bir göstergesi.
Araştırmanın asıl heyecan verici kısmı, bu grupları tanımlamak değil; onları neyin harekete geçirdiğini keşfetmekti. Haritalarımızda........
