Yaratıcılık ölmedi, cesaret can çekişiyor
Reklam sektöründe son yıllarda en sık duyduğum cümlelerden biri şu:
“Artık eskisi gibi yaratıcı işler çıkmıyor.”
Ben öyle düşünmüyorum. Çünkü yaratıcılık ortadan kaybolmadı.
Onu kullanacak cesaret ortadan kayboldu.
Bugün reklam ajanslarında hâlâ yetenekli insanlar çalışıyor.
Belki de tarihin en donanımlı kuşağı…
Daha fazla veri biliyorlar. Daha fazla araştırma görüyorlar.
Daha fazla örnek inceliyorlar.
Dünyanın her yerindeki kampanyalara birkaç saniyede ulaşabiliyorlar.
Yapay zekâ kullanıyorlar. Yeni teknolojileri takip ediyorlar.
Yani sorun fikir üretecek insan eksikliği değil.
Sorun… O fikirlerin ameliyat masasından sağ çıkabilmesi.
Bir zamanlar reklam toplantılarında şu soru sorulurdu:
“Bu fikir yeterince güçlü mü?”
Bugün ise başka sorular soruluyor.
“Kimseyi rahatsız eder mi?”
“Sosyal medyada linç yer miyiz?”
“Araştırma grubundan düşük puan alır mı?”
Bir fikir, tüketiciye ulaşmadan önce o kadar çok filtreden geçiyor ki…
En sonunda geriye kimseyi rahatsız etmeyen…
Ama kimsenin de hatırlamadığı işler kalıyor.
Reklam tarihinde unutulmayan kampanyaların ortak bir özelliği vardır.
Yayımlandıkları gün herkes onları sevmedi.
Hatta bazıları eleştirildi. Bazıları reddedildi. Bazıları “fazla cesur” bulundu.
Ama tam da bu yüzden hatırlandı.
Çünkü dikkat........
