ABD imparatorluğunun güvenilirliği hızla azalıyor
Christopher Nolan’ın gişe rekortmeni filmi The Odysseia, medyanın tüm dikkatini üzerine çekmiş durumda. Bu, modern Türkiye’de, Truva Savaşı’nın yaşandığı varsayılan bölgeden çok da uzak olmayan bir yerde büyük bir savaşın patlak vermek üzere olabileceği bir anda dikkat çekici bir durum. Filmin kahramanı Odysseus’un bu savaştan eve dönerken “uygarlığın çöküşü” ile meşgul olması da dikkat çekici. Çünkü bu tema, MÖ 8. yüzyıla ait orijinal destanda hiç yer almaz.
Dikkat çekici, ama şaşırtıcı değil. Çünkü hegemonik emperyalist güç olan Amerika Birleşik Devletleri’nin gerilemesi, şu anda dünya siyasetinin baskın teması haline gelmiş durumda. Bu durum, ABD ulusal güvenlik kurumunun yayın organlarından biri olan Foreign Affairs dergisinde siyaset bilimci Robert Pape’in kaleme aldığı ilgi çekici bir makalede açıklanıyor.
Pape, geçtiğimiz Şubat ve Mart aylarında, ABD ve İsrail’in yalnızca hava gücüyle İran’ı yenilgiye uğratmasının pek olası olmadığı ve tırmandırma sürecinin kontrolünü kaybetme riskiyle karşı karşıya oldukları uyarısında bulunmuştu. Haklı çıktı. Son birkaç haftada çatışmalar yeniden alevlenirken, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü korumak için tırmanışı sürdüren taraf İran oldu.
Pape’in makalesi bu tersine dönüşü tarihsel bir perspektife oturtuyor. ABD’nin, hassas güdümlü bombalar ve füzeler kullanarak Iraklı diktatör Saddam Hüseyin’in İkinci Dünya Savaşı tipi devasa ordusunu imha ettiği Ocak 1991’deki askeri saldırıdan yola çıkıyor. Pape’e göre bu, yalnızca Batı’nın Körfez’deki üstünlüğünü perçinlemekle kalmadı, aynı zamanda neoliberal........
