menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Edep yahu!

5 0
04.07.2026

Aynı davranış “bizden” biri tarafından sergilendiğinde özgürlük, cesaret veya itiraz hakkı olarak görülürken; “öteki” tarafından sergilendiğinde ahlaksızlık, hadsizlik ya da saldırı olarak değerlendiriliyor. Bu çifte standart, toplumsal ahlak duygusunu en fazla aşındıran unsurlardan biridir.

Sosyal medyada kendini muhalif/sol bir dil içinde konumlandıran bazı çevrelerin nezaketsizliği cesaret, saygısızlığı özgürlük, manevi değerlere mesafeyi ise ilericilik gibi sahiplenmesi nasıl sorunluysa; muhafazakâr çevrelerin de kimi zaman her eleştiriyi doğrudan “dine saldırı” olarak okuması ve tartışma alanını refleksif biçimde daraltması aynı şekilde sorunu derinleştirmektedir.

Çünkü iki tavır da ortak düşünme zeminini zayıflatır. Biri hoyratlığı özgürlük diye meşrulaştırır; diğeri eleştiriyi bütünüyle tehdit olarak görür. Biri kutsalı incitmeyi cesaret zanneder; diğeri kutsala temas eden her sorgulamayı düşmanlık sayar. Sonuçta ortak adalet duygusu erir. İnsanlar birbirine vatandaş, komşu, hoca, öğrenci, sanatçı, inanan, inanmayan ya da sadece insan olarak değil; yenilmesi, susturulması, mahcup edilmesi ve itibarsızlaştırılması gereken bir karşıt kimlik olarak bakmaya başlar.

Dil ile toplum arasındaki ilişkiyi inceleyen sosyolinguistik çalışmaların da işaret ettiği üzere, dil........

© Mardin Life