menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cehaletin Failleri Medreseleri sevmiyor

17 0
30.06.2026

Cehaletin Failleri Medreseleri sevmiyor

Muhammed Zahir Yıldız

Bizler, asırlardır farklı unsurlarla ama ezici bir çoğunlukla Müslüman halkların bir arada yaşadığı bir coğrafyanın evlatlarıyız. İçimizde Rum ve Süryani vatandaşlarımız gibi kadim kültürler varsa da nüfusun büyük çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktadır. Ancak Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren bu topraklarda, halkın gerçek İslami bilgiye ulaşma kanalları adeta tıkandı. Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanunu (1925) ve ardından gelen katı uygulamalar, inancını öğrenmek isteyen kitleleri derin bir ikileme itti: Ya gizli saklı kitaplar ve hocalar bulup dinini kaçak göçek öğreneceklerdi ya da resmi ideolojinin dayattığı o manevi boşlukta, cehaletin bataklığına terk edileceklerdi.Bu süreçte Güneydoğu halkı, coğrafi avantajı ve köklü medrese geleneği sayesinde bir nebze daha şanslıydı. İslami ilimlerde yetkin pek çok alim ve şeyh, baskılardan kurtulmak için Suriye, Irak veya İran’a geçmek zorunda kaldı. Bizim ilimizin değerlerinden Seyda Şeyh Abdurrezak Hazretleri de uzun dönem Irak ve Suriye’de ikamet etmek zorunda kalanlardandı. Rahmetli babam çocukluğumuzda hep anlatırdı; sınırın öte yakasına nasıl zorluklarla geçtiklerini, orada hangi çileli şartlar altında ilim tahsil ettiklerini kulaklarımıza küpe yapardı.Daha sonra Türkiye’de şartlar kısmen yumuşayınca bu alimler topraklarına geri döndüler. Devletin gözünden uzak, ulaşılması zor dağ köylerinde yeniden eğitime başladılar. Burada o fedakâr köylülerin hakkını teslim etmek gerekir; kendileri çok fakir olmalarına rağmen ekmeklerini o "feki"ler (talebeler) ile son lokmasına kadar paylaştılar.Ancak İç Anadolu ve Batı bölgesi bu kadar şanslı değildi. İstiklal Mahkemeleri süreci ve sonrasındaki sert tasfiyelerle alimler, şeyhler ve hatta Kur'an........

© Mardin Life